CW Online TR MakalelerAnalizİncelemeRöportajIT PROYazarlarForum





CW e-BÜLTEN
Computerworld'ün konusunda uzman yazarlarından teknoloji dünyasının gelişmelerini takip etmek için e-posta adresinizi yazın, her gün ya da haftalık güncel teknoloji gelişmelerinden ilk siz haberdar olun.
E-posta adresiniz:

2007'nin 5 gözde teknolojisi
2007'ye damgasını vuran teknolojilerden bahsederken bunları sayacağız.
Computerworld Türkiye, 28 Nisan 2008
Öyle gözüküyor ki her ay, her şeyi değiştirme potansiyeliyle beraber yeni bir teknoloji ortaya çıkıyor. Teknoloji yazarları ve analistler fazlasıyla heyecanlı. Herkes birbirlerinin sırtına vuruyor ve sarılıyor. Ve iki yıl sonra, gösterecek pek az şey olmasına rağmen, halen o teknolojinin vaat ettikleri hakkında konuşuyoruz.
İşte bu yüzden önümüzdeki 12 ay içinde oldukça büyük etkilere neden olabilecek çekirdek teknolojilere bakmaya başladık. Bu gelişmelerin, ister kurumsal seviyede olsun ister kişisel seviyede olsun tüm kullanıcılar için ne kadar yakın bir zamanda kullanılabilir olacağına özel bir özen gösterdik. Sonuç olarak ortalığı sarsabilme potansiyeline sahip olan beş yeni teknolojinin yer aldığı bu liste oluştu.

1-Ruby on Rails: Daha hızlı, daha kolay web geliştirme 

Ruby on Rails ifadesini muhtemelen, sürekli bu tarz teknolojileri kullanma eğiliminde olan web geliştirme ekibinizden biri ya da firmanızın web geliştirme grubunun bir kısmından  duymuşsunuzdur.
Ruby on Rails (RoR ve Rails olarak da biliniyor), Ruby’de yazılmış olan bir web uygulama framework’ü, belirgin kullanımıyla bilinen nesne yönelimli bir programlama dilidir. 2004 yılında ortaya çıkan RoR açık kaynaklı bir projedir ve başlangıçta bir proje yönetim aracı olarak hizmet vermek üzere web geliştirme firması 37signals LLC tarafından tasarlandı. Kolaylıkla Linux, Windows ve Macintosh ortamlarına çıkartıldıktan sonra bir web geliştirme ekibinin kurumsal web siteleri ve uygulamalarını kurma ve yönetme işlerini önemli oranda hızlandırdı.
Eşit parçalar tasarım felsefesi ve geliştirme ortamı ile Rails geliştiricilere veritabanı odaklı web uygulamalarını bina ederken kod seviyesinde birkaç önemli avantaj sunuyor. Temel prensiplerden bir tanesi, uygulama geliştirirken, aşırılıktan kaçınarak ve Rails geleneklerini takip ederek daha az kod kullanılmasını vurguluyor. Bu, artırılmış performans ve ideal olarak azaltılmış geliştirme süreleri anlamına geliyor.
Örneğin, Ruby on Rails web sitesi Flickr için web tabanlı bir arama motorunu ya da 15 dakikada eksiksiz bir weblog’u oluşturmaya dönük eğitimler sunuyor. RoR aynı zamanda  Asenkron JavaScript ve XML (AJAX) teknolojilerinin kolay kullanımını da sağlıyor.
Bu verimlilikler ve web geliştirme framework’ünün açık kaynak doğası sayesinde Ruby on Rails’ın popülerliği dalga dalga yayılıyor. Rails’de geliştirilen önemli uygulama ve siteler arasında 37signals’ın kendi Basecamp proje yönetim aracı, Jobster iş arama sitesi ve eski  AOL LLC CEO’su Steve Case’in başında olduğu bir interaktif sağlık sitesi olan Revolution Health yer alıyor. Ve Apple da Mac OS X 10.5 (kod adı “Leopard”) bu baharda piyasaya çıktığında Rails’in işletim sistemi içinde yerleşik olacağını duyurdu.

2-NAND sürücüler: Güle güle, HDD?

2007’nin bilgi işlem alanında en fazla dikkat çeken gelişmelerden birini, katı-hal sabit diskleri  nihayet getirecek olduğunu bilmek güzel. Katı hal sürücülerin (SSD, solid state disk) cazibesi oldukça açık: Daha hafifler, hızlılar, sessizler ve geleneksel dizüstü bilgisayar sabit disklerinden (HDD) daha az güç tüketirler ve onları düşürdüğünüzde bozulmazlar. SSD’lerde kullanılacak olan depolama teknolojisi NAND, 2007’de takip edilmesi gereken önemli teknolojilerden bir tanesi. 
NAND (“Not and” yani “Değil ve”den geliyor) flash belleklerden verileri okuma, yazma ve silmede çok iyi olan bir tür flash bellek teknolojisi. Diğer bir flash tabanlı depolama türü olan NOR (“Not or” yani “Değil veya”nın kısaltılmışı) ise cep telefonları gibi nispeten küçük cihazlardaki verilere erişim için daha uygun. NAND’in gücü onu daha büyük depolama sürücüleri için ideal yapıyor.
Katı-halli büyük depolama sürücülerinin cazibesi yüzünden bazı bellek üreticileri dizüstü bilgisayarlar ve diğer taşınabilir cihazlarda kullanılmak üzere flash bellek sürücüleri geliştirmeye başladı. 2006 başlarında Samsung 32 GB’lı bir NAND sürücü geliştirdiğini duyurdu ve “sabit disk” katili olarak reklamı yapıldı. Hem Samsung hem de Sony, Asya pazarında flash tabanlı sürücülere sahip dizüstü bilgisayarlarını piyasaya çıkardı. Toshiba ve Lenovo Group gibi diğer bazı notebook üreticiler, bellek sürücüleri dizüstü bilgisayarlar içerisine entegre etmek konusundaki arzularını vurguladılar. 
Son günlerdeki raporlar öyle gösteriyorki katı hal sabit diskler, 62 MB/sn’ye kadar veri transfer kapasitesiyle geliştiriliyorlar. Bu, geleneksel sabit disklere göre yaklaşık 100 kat daha hızlı.
En iyisi mi? Sandisk’ten yapılan açıklamaya göre 32 GB’lık sürücüleri bu hızları 1.8 inçlik bir tasarımla sunuyor. Son olarak, küçük ebatları ve hareketli parçalarının olmayışı sebebiyle NAND sürücüler çok düşük bir enerji tüketimine sahip. Ve aynı zamanda standart disk tabanlı sürücülerin ürettiği ısının çok daha azını açığa çıkartıyorlar.
NAND sürücülerin dezavantajı, bu minik disklerin 500 ila 600 dolar gibi yüksek maliyetlere sahip olması. 32 GB’lık bir sürücü satın almak bütçede büyük bir delik anlamına geliyor, işte bu da teknolojinin neden daha çok dizüstü bilgisayarda yer almadığını gayet iyi açıklıyor.
Gigabyte başına düşen maliyet azalmasını beklerken disk üreticileri hibrid sabit diskleri denemeye başladı. Bu diskler hem geleneksel sabit disklerin hareketli parçalarını hem de NAND depolama bileşenlerini kullanıyor.
Hibrid sürücülerin işleyiş konsepti şöyle; işletim sistemi ve kullanıcıların sık sık eriştiği küçük dosyalardan daha fazlasını depolamak için yeteri kadar büyük kapasiteye (1 GB’ın altındaki başlangıç olarak 128 ila 256 MB arasında) sahip NAND önbellekler sabit disklere yerleştiriliyor. Bu dosyaların önbelleğe alınması ana diskin standart sistem işlemlerinde kapalı tutulmasına izin veriyor. Bu sayede enerji tüketimi azaltılarak pil ömrü uzatılmış oluyor. 2006 yazında Samsung bu tür bir sabit diski, Microsoft’un Windows Vista’yı piyasaya sunduğu zaman çıkartma planlarını duyurmuştu. Ürün halen beklemede.
Intel firması da bu disk teknolojisini hayata geçirecek kadar zeki. Firmanın beklemedeki flash önbellek teknolojisi, kod adıyla “Robson”, disk tabanlı veri transferlerini hızlandırmak için anakart üzerine yerleştirilmiş bir flash bellek önbelleğini kullanarak daha yüksek bir sabit disk performansını hedefliyor.
Microsoft da hibrid sabit disklerin önemini anlayanlardan. Windows Vista’nın yeni özelliklerinden biri olan ReadDrive, hibrid disklerin performansını kullanmak ve geliştirmek için üretilmişti; bu en sık kullanılan dosyaların flash önbellekte saklanmasıyla sağlanıyor. Yeni işletim sistemi aynı zamanda katı hal sürücülere ReadyBoost üzerinden yerel desteği de veriyor. Bu yeni özellik sayesinde Windows’un, flash bellek cihazlarını ekstra önbellek olarak ya da performansı artırmak üzere boot diskleri olarak kullanabilmesine izin veriyor. Bu, katı hal sürücülerin vaat ettiklerini bekleyenler için sevindirici bir avuntu.

3-Ultra-Videoband 200x kişisel alan ağı

Halihazırda kullanıldığı üzere Bluetooth üzerinden yapılan kişisel alan ağı (personal area network) bağlantıları telefon görüşmeleri, mobil ve sabit cihazlar arasında veri senkronizasyonu için kullanışlı. Ancak kullanışlılık daha gelişmiş kablosuz teknolojilerle çok daha artırılabilir; video, kaliteli müzik ve büyük dosyaları düşünün.
Ultra-Wideband’e (UWB) hazır olun. 3.1 ila 10.6 GHz aralığındaki frekanslarda hızlı veri transferi için geliştirilen UWB, oldukça düşük enerji tüketimiyle 500 Mbit/sn’lik veri transfer oranına çıkabilecek yeteneğe sahip olan bir teknoloji. Bir karşılaştırma yapacak olursak, Bluetooth’un maksimum hızı sadece 2.1 Mbit/sn.   
Ultra-Wideband’in altında yatan güçlerinden bir tanesi veri transferi için radyo frekans spektrumunda tekrarlanan enerji pulsları kullanması. Bu pulslar 30 feet’lik oldukça kısa bir aralığı kullanıyor.  Verileri tipik olarak dar bir frekans bandında ileten çoğu kablosuz sistem ile karşılaştırıldığında UWB iletimleri çok daha geniş bir radyo frekans spektrumu üzerinden gerçekleşiyor. İşte nasıl çalıştığına dair bir örnek: Bir yüzeyi saplı bezle sildiğinizi düşünün. Elinizdeki sapla daha geniş bir daire çizdiğiniz takdirde yüzeyde daha büyük bir bölgeyi kaplayabilirsiniz. Bu kısa, güçlü dalgaların geleneksel kablosuz iletimlere olan bir diğer avantajı, daha kısa olduklarından girişim ve engelleme etkilerine karşı daha az maruz kalmalarıdır.
Halihazırda rakip iki UWB spesifikasyonu bulunuyor: Bunlardan biri UWB Forum tarafından sunulurken diğer, WiMedia Alliance tarafından destekleniyor. İki spesifikasyon da henüz “resmi” olarak onaylanmış değil. Diğer taraftan WiMedia Alliance’ın UWB spesifikasyonu Intel’in desteğini arkasına almış durumda ve öyle gözüküyor ki bu klasik Betmax-VHS savaşında önde koşuyor. Çip üreticisi web sitesinde bu yeni standardın avantajlarını gösteren açıklamaların yer aldığı bir sayfaya sahip. İşte bunlardan bazıları:

-- Taşınabilir bir bilgisayara, PDA’ya ya da dijital bir projeksiyona bağlanma yeteneği.
-- Kamera üzerinden herhangi bir kablo bağlantısına gerek kalmadan HDTV bağlantısı kurularak dijital video oynatma yeteneği.
-- PC’den (veya bunu yapabilecek herhangi bir cihazdan) bir yazıcıya, tarayıcıya ya da herhangi bir başka cihaza bilgi iletme yeteneği.
Halen UWB konusunda ikna olmadınız mı? 2006’da Bluetooth teknolojisi spesifikasyon ekibi,  gelecekte WiMedia Alliance’ın UWB spesifikasyonunu Bluetooth standardı içine entegre edeceklerini duyurdu. Bu, Bluetooth’un yeteneklerinde oldukça önemli bir artış sağlayacak. Bunun sonucu olarak da kişisel alan ağında adeta bir kuantum sıçrayışı yaşayacağız.

4-Konuk Donanım: Herkes için Süper bilgişlem

Büyük ya da küçük işletmenizin bir ağ görevine ihtiyaç duyduğunu düşünün; o kadar büyük ki onu yerine getirmek için kurumsal bir sunucu gerekiyor. Şimdi böyle bir sunucuyu geçici olarak kiraladığınızı düşünün. Bu süperbilgiişlem gücü yeteneğini, evinizdeki belediye su şebekesine bağlı olan musluğa benzetebilirsiniz. İşte konuk donanım konseptinin dayanak noktası böyle bir şey.
IBM, Sun Microsystems ve Hewlett Packard gibi büyük teknoloji oyuncuları oldukça büyük kurumlara genellikle büyük ölçekteki bilgiişlem güçlerini satıyor. Ancak Amazon.com ve 3tera gibi yeni hizmetler talebe bağlı (on-demand) bilgişlemi orta ve büyük ölçekteki işletmelere getiriyor. Bu konsept konuk donanım (hosted hardware) ya da dağıtık işleme (grid computing) olarak biliniyor.
Bu süreçte yer alan önemli anahtarlardan birinin sanallaştırma olması hiç şaşırtıcı değil. Bakın şu şekilde işliyor: talebe bağlı bilgiişlem temelinde, müşteriler sanal sunucuların oturumlarına erişim için sunucu başına, her saat için 10 cent gibi bir ücret ödemeyi seçebilir. Amazon’un durumunda, bu sunucular 1.7 GHz Xeon işlemcili, 2 GB RAM’li, 160 GB sabit diskli ve yüksek hızlı bir İnternet bağlantısına sahip bir sunucunun gücüne sahip.
İnip çıkmayan sürekli ihtiyaçlar için “dedicated hosting” sağlayıcılardan birini kullanmak daha ucuz. Ancak sürekli değişen kullanım ihtiyaçları olan ve kendi yerinde bir sürü bilgiişlem gücü bulunmayan işletmeler için on-demand modeli daha kazançlı.
Konuk ya da dağıtık bilgişlemin en önemli özelliklerinden bir tanesi, Amazon.com gibi devasa kurumlara server’larında bulunan işlem güçlerini daha küçük işletmelere kiralayabilmelerini sağlamasıdır. Aslında Amazon benzer bir hizmeti geçen yıl vermeye başladı. Mart 2006’da firma, müşterilerinin verilerini kendi server’ları üzerinde saklayabilmesini sağlayan Simple Storage Service’i (S3) duyurdu. Bu hizmette gigabyte başına aylık 15 cent ve ek olarak transferi gerçekleşen verilerde gigabyte başına 20 cent’lik bir bedel talep ediliyor. Temmuz 2006’da Amazon, geliştiricilerin veri ve mesajları, merkezi olmaya uygulamaların farklı bileşenleri arasında taşıyabilmesine izin veren Simple Queuing Service’i (SQS) hizmete soktu. 
Dağıtık bilgiişlem geçtiğimiz yıllarda fazlasıyla büyütüldü ama kurumsal verimlilikleri artırdığı vurgusu sayesinde 2007 onun ani ilerleme kaydedeceği yıl olabilir. Bu potansiyel pazar ne kadar büyük? Araştırma firması Insight’ın başkanı olan Robert Rosenberg, 2011 yılı itibariyle kiralık tabanlı dağıtık bilgiişlemin 24.5 milyar dolarlık bir pazar olacağını söylüyor.

5-İleri düzey işlemci mimarileri: Penryn, Fusion ve dahası 

Eğer çift çekirdekli ve dört çekirdekli işlemcilerin ilgi çekici olduklarını düşünüyorsanız bir de işlemci üreticileri Intel ve AMD’nin 2007 ve devamı için yaptıkları planlara bakın. Önümüzdeki 12 ay yeni modellerin, mimarilerin ve çok gelişmiş işlemcilerin üretiminde kullanılacak materyallerin tanımlanması için kritik bir rol oynayacak.
Öncelikle Intel’in beklenen Penryn işlemci mimarisini dikkate alın. Şu anda Intel, işlemcilerin büyük çoğunluğunu (çok popüler Core 2 Duo ailesi dahil) 65 nm teknolojisiyle üretiyor. Bununla birlikte geçtiğimiz aylarda, çip üreticisi bir işlemcinin prototiplerini 45 nm teknolojisini kullanarak başarılı bir biçimde üretti. Hem Intel hem de IBM geçenlerde “high-k” isimli yeni bir yalıtım materyalinin geliştirildiğini duyurmuştu. Bu materyal iki çip üreticisinin, hiçbir termal ya da elektriksel verimlilik kaybı olmaksızın işlemci çekirdeklerini 45 nm’ye düşürebilmelerini sağlayacak.
Intel için bu işlem sürecinin getirisi yepyeni bir işlemci mimarisi olacak. 2007 sonu veya 2008 başlarında çıkması muhtemel olan Penryn işlemcileri daha fazla performansın yanı sıra pil ömürlerini de artıracak. Bu mimari aynı zamanda tek bir işlemci içerisine 8, 16, hatta 32 işlemci çekirdeğinin yerleştirilebilmesine izin verebilir.
AMD’nin mikroişlemci planları da oldukça hırslı. Hatta bazı yönlerden Intel’inkilerden daha ilerideler çünkü CPU tasarımında yepyeni bir trend, heterojen bilgiişlem üzerinde çalışmalar yürütüyorlar.
Yakın zamanda yapılan duyurulardan hareketle, önümüzdeki yılda AMD, grafik çipseti üreticisi ATI Technologies’i satın almasının sağladığı gücü kod adı “Fusion” olan yeni bir işlemci serisini üretmek için kullanacak. Bu yeni işlemciler geleneksel işlemci ve grafik işlem birimlerini çift veya dört çekirdekli işlemciler içerisinde bir araya getiriyor.
Teoride bu model masaüstü, laptop ya da sunucunun, standart PC/OS fonksiyonları için standart bir işlemci çekirdeğini kullanmasını, 3D grafik ya da kayan nokta hesaplamaları gibi diğer görevlerin özel çekirdekler tarafından ele alınmasını sağlıyor. AMD’nin heterojen işlem konusunda benimsediği özel isim Advanced Processing Unit (APU, gelişmiş işlem birimi).
İleri seviye işlemci mimarilerinin geliştirilmesiyle ilgili en ilginç konulardan biri, yeni işlemci tasarımlarının gelecekteki yazılım, anakart vs. tasarım ve geliştirilmesi üzerinde önemli etkiler bırakacak olması. Örneğin bir Intel araştırma grubu 80 çekirdekli bir işlemcinin hem donanım hem da yazılım seviyesinde daha büyük dallanmalarını araştırıyor.
Son olarak, yazılım geliştiricileri birden fazla işlemci çekirdeğinden yararlanabilecek şekilde tasarlanan multi-threading uygulamaları geliştirmeye başlıyor. Multi-threading uygulamalar olmadan çok çekirdekli işlemcilerin performans potansiyeli önemli oranda düşüyor.
Ars Technica’nın açıkladığı üzere, programcılar multi-threading kodları yazarken birçok zorlukla karşı karşıya kalıyor. Bu kolay bir iş değil ama bunun sayesinde devasa hızlara ulaşılabilecek ve uzun vadede karşılığını verecek.
İşte bilgisayar tecrübenizi hızlandıracak ve daha verimli olmanızı sağlayacak beş teknoloji bunlar. Bunlar işlemlerin daha kolay yapılmasını ve buna bağlı olarak memnuniyetin artması anlamına geliyor.



Konunun etiketleri: Süperbilgisayarlar, İşlemciler, Donanım, Donanımlar

Yazıdaki şirketler: Amazon.com, Apple, Samsung, Lenovo, Sony, Microsoft, HP, Intel, AMD, Sun Microsystems


Henüz yorum yapılmamış.
Siz de yorumlayın:
İsminiz:
Yorumunuz:



WHITE PAPER
Sanal bir altyapı oluşturma
(Kaynak: Acronis) Yakın zamana kadar, sanallaştırma asıl olarak, işletme seviyesindeki sunucu konsolidasyon projelerinde kullanılıyordu. Ancak zaman değiştikçe, sanallaştırma her gün biraz daha fazla, her ölçekteki kuruluş için belirli faydalar sunabilen b ...
İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Işık Hızında ERP
(Kaynak: Oracle) İlk kez Enterprise Resource Planning yazılımı uygulayan müşteriler, uygulamanın süresi ve maliyetinden çekinmekte ve uygulamanın devreye girişini hızlandırmaya çalışmaktadırlar. Bu hızlandırma, doğru strateji ve araçlarla yapıldığında, mali ...
İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Oracle Application Express Genel Bakış 3.0
(Kaynak: Oracle) Oracle veritabanı 11g'nin bir özelliği olan Oracle Application Express hızlı web uygulaması geliştirme olanağı ile Oracle veritabanının gücünü birleştiriyor. Kullanımı kolay tarayıcı tabanlı Application Builder geliştiricilerin ve programcı ...
İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Oracle, Windows'taki veritabanını açıklıyor.
(Kaynak: Oracle) IT sektöründe en iyi saklanan sırlardan birisi Oracle'ın müşterilerine sunduğu, veritabanlarını Microsoft Windows platformlarına kurma desteğinin derinliğidir. Görünürlüğü yüksek Linux desteğine rağmen, Oracle yazılımlarını 1990'larda Windo ...
İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Microsoft® Exchange Ortamında Yedekleme
(Kaynak: Acronis) Microsoft Exchange sunucularınızın kritik bir misyon üstlendiği bir şirketi mi işletiyorsunuz? Sonuç olarak, Exchange toplantıların planlandığı, belgelerin paylaşıldığı ve işin yürütüldüğü günümüz ofisinde en çok kullanılan "evrak klasörl ...
İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN


Analiz Bölümündeki En'ler

CW ONLINE GALERİ

Nehalem'li İlk İşlemci Core i7 Vitrine Çıktı
COMPUTERWORLD FORUM
PC WORLD GÜNDEMİ
Verbatim'den yeni hafıza kartı
Verbatim, 16GB'lık hız 6 sınıfındaki SDHC flash hafıza kartını duyurdu.
Mac'ler trojan tehditi altında
Bu hafta Apple'ın Mac OS X işletim sistemini hedef alan iki kötü niyetli yazılım ortaya çıktı.
Sony VAIO'da yenilikler
Sony, VAIO dizüstü bilgisayarlarına çok şık ve performanslı bir üye daha kattı...
Google'dan yeni sistem: SearchWiki
Google, arama sistemine işlevsel yeni bir dokunuşta bulunuyor.
Yahoo'ya eBay uygulaması
Yahoo'nun ana sayfası, hergün yeni bir özellik daha katılarak geliştiriliyor.

(c) 2008 DÜNYA AKTÜEL A.Ş. / IDG
Computerworld Online'ın Türkiye yayın hakları Dünya Aktüel A.Ş.'ye aittir. Computerworld, bir International Data Group, Inc (IDG) yayınıdır. Merkezi Boston'da bulunan IDG, bilgi teknolojisi konusunda dünyada en geniş kitleye ulaşan kuruluştur. BT sahasında dünyanın en önce gelen yayıncılık, araştırma, konferans ve fuarcılık şirketi olan IDG, 80 ülkede 300 bilgisayar gazetesi ve dergisinin yayıncısıdır.

Sitelerimiz: pcworld.com.tr | computerworld.com.tr | dunya.com | dunyastore.com          IDG Siteleri: pcworld.com | pcwelt.de | computerworld.com | computerwoche.de