Artık Leopard'a bakıyorum
Macintosh macerası benim için enteresan başladı.
Ercan Arslan, 26 Mayıs 2008
Astronot kafa dedikleri Macintosh Classic'de, sayfa tasarımları üzerinde uğraşıyordum. Ekran siyah beyaz ve minicik olduğundan tüm A4 sayfayı okunabilir bir şekilde görüntüleyebilmek için iyice zoom yapmak gerekiyordu. "Hmmm, başlık kırmızı olsun" dediğimde, yapmam gereken tek şey daima gri görünen renk paletinde Magenta ve Yellow değerlerini 100'e getirmekti. Daha sonradan sayfayı, hemen yanı başımda duran LC II'nin dev monitöründe rengârenk görebiliyordum. 16 Mhz'lik bu alet 8 MB gibi dönemin en büyük hafızasına sahipti. Ve System 7 diye harika bir işletim sistemi vardı.O günlerden bu güne oldukça uzun zaman geçti. Rakiplerinin bu görsel şöleni altında ezilmiş olan DOS ve Windows 3.1'den kurtulan Microsoft, Windows 95 ile kesin bir başarı sağladı. Windows 98 ve günümüzün en yaygın işletim sistemi olan Windows XP sayesinde ise başarını sağlam temellere oturttu. Her zaman grafiker sistemi olarak anılan Macintosh'larda ise ancak Mac OS X sayesinde rakibin sunduğu yeniliklere kavuştular. Ancak yine de, özellikle ülkemizde, grafik camiası haricinde çok fazla popülarite kazanamadı.
Her ne kadar Türkiye'de durum bu şekilde olsa da, özellikle Amerika'da yükselen bir Mac trendi var. Tiger, işletim sistemi olarak yalnızca grafikerlerin değil, aynı zamanda son kullanıcıların da ihtiyaçlarına rahatlıkla cevap verebilirken aynı zamanda bir dizi şen şakrar özellik de sunuyordu. Dahası, notebook tarafında yeni nesil Macbook ve Macbook Pro'lar tasarımları ve özellikleri ile rakiplerinden rahatlıkla sıyrılabiliyordu. Şimdi ise dengeleri biraz daha değiştirecek olan Leopard geldi.
Leopard gerçekten de son kullanıcı açısından zahmetsiz bir işletim sistemi. Kurumsal kullanıcılar ise hem güvenlik hem de sorunsuz çalışma ortamı açısından rahat edecekler. Yeni bir Leopard kullanıcısı olarak şimdilik sistemin acemisiyim. Yıllar önceki System 7 bilgilerim hem hatıramdan silinmişler, hem de zaten çok da lazım değiller. Gerçi iyi ki de lazım değiller, çünkü Leopard her gün beni farklı bir yeni özelliği ile şaşırtıyor. Time Machine sayesinde sistem yedeğini hızlıca alabilmek, aynı anda birden çok masaüstünde çalışabilmek, hızlı önizleme seçenekleri sayesinde dokümanları açmadan içerikleri hakkında bilgi sahibi olabilmek çok güzel. Enteresandır, başıma gelebilecek en büyük sorunun, sıkça kullandığım yazılımları artık kullanamayacak olmam zannederken, aslında günümüzde standart yazılımlardan ziyade işimin büyük bir kısmını web üzerinden yaptığımı fark ettim. Dolayısıyla bir e-posta uygulaması, web tarayıcı ve kelime işlemci sayesinde işler gayet düzgün bir şekilde yürüyor. Ama yine de ne şiş yansın ne de kebap misali, Boot Camp sayesinde de Vista'yı kullanmaya devam ediyorum.
Şimdilik kurumlar, Mac OS'a karşı oldukça temkinli davranıyorlar. Şirket içerisinde kullanılan yazılımların büyük bir çoğunluğu Windows platformundan çalışıyor. Ancak uygulamaların zamanla daha fazla web tabanlı olmaya başlamaları ile bu geçiş daha da kolaylaşacaktır.
Her ne kadar Türkiye'de durum bu şekilde olsa da, özellikle Amerika'da yükselen bir Mac trendi var. Tiger, işletim sistemi olarak yalnızca grafikerlerin değil, aynı zamanda son kullanıcıların da ihtiyaçlarına rahatlıkla cevap verebilirken aynı zamanda bir dizi şen şakrar özellik de sunuyordu. Dahası, notebook tarafında yeni nesil Macbook ve Macbook Pro'lar tasarımları ve özellikleri ile rakiplerinden rahatlıkla sıyrılabiliyordu. Şimdi ise dengeleri biraz daha değiştirecek olan Leopard geldi.
Leopard gerçekten de son kullanıcı açısından zahmetsiz bir işletim sistemi. Kurumsal kullanıcılar ise hem güvenlik hem de sorunsuz çalışma ortamı açısından rahat edecekler. Yeni bir Leopard kullanıcısı olarak şimdilik sistemin acemisiyim. Yıllar önceki System 7 bilgilerim hem hatıramdan silinmişler, hem de zaten çok da lazım değiller. Gerçi iyi ki de lazım değiller, çünkü Leopard her gün beni farklı bir yeni özelliği ile şaşırtıyor. Time Machine sayesinde sistem yedeğini hızlıca alabilmek, aynı anda birden çok masaüstünde çalışabilmek, hızlı önizleme seçenekleri sayesinde dokümanları açmadan içerikleri hakkında bilgi sahibi olabilmek çok güzel. Enteresandır, başıma gelebilecek en büyük sorunun, sıkça kullandığım yazılımları artık kullanamayacak olmam zannederken, aslında günümüzde standart yazılımlardan ziyade işimin büyük bir kısmını web üzerinden yaptığımı fark ettim. Dolayısıyla bir e-posta uygulaması, web tarayıcı ve kelime işlemci sayesinde işler gayet düzgün bir şekilde yürüyor. Ama yine de ne şiş yansın ne de kebap misali, Boot Camp sayesinde de Vista'yı kullanmaya devam ediyorum.
Şimdilik kurumlar, Mac OS'a karşı oldukça temkinli davranıyorlar. Şirket içerisinde kullanılan yazılımların büyük bir çoğunluğu Windows platformundan çalışıyor. Ancak uygulamaların zamanla daha fazla web tabanlı olmaya başlamaları ile bu geçiş daha da kolaylaşacaktır.
Konunun etiketleri: Windows, Macintosh OS
Yazıdaki şirketler: Apple, Microsoft
Ahmet Usta | 26 Mayıs 2008
Murat Bey'e maalesef katılmıyorum. MAC sistemler gözçmez derlerdi bende yıllardır bir PC kullanıcısı olarak buna inanma nezaketini gösteriridm. MAC'ler ile yakından çalışma şansım olunca; sağ mouse tuşuna tıkladığınızda göçen tek sistemin MAC olduğunu gördüm sonunda :) O kadar çok problemle başetmeniz gerekiyor ki... Kutudan çıkartınca herşey çok güzel ama bir iki program kurunca makineler çıldırmaya başlıyor... Ne kadar sorunlu olursa olsun PC kesinlikle gelişim süreci içinde MAC'in öncü olduğu pek çok noktayı başarıyla yakalamış durumda. Bu yüzden Murat abiye bir an önce PC'ye geri dön çağrısı yapıyorum.


