Boeing’de sanal dünyalar yaratmak…
Computerworld Türkiye, 16 Mayıs 2008
Bu iletişim sistemlerini konuşlandırmanız
hakkında sizi en çok ne olsa şaşırtırdı?
Bizim umduğumuz şey her zaman bu sistemlerin bize, olduğundan fazlasını vermesidir. Ama eğer bu konuda bir tıkanıklık olursa bu yönetimin kültürel yapısından kaynaklanıyordur. Burada akültürle kasdettiğim şu: Ülkenin dört bir köşesinde farklı yönetim anlayışlarıyla karşılaşırsınız. Ve eğer onları da işinize dahil etmek isterseniz bu farklı anlayışlar nedeniyle belki bir aksama yaşanabilir. Ama bu da kısa süreli olur. Onlarla ortak bir dil ortak bir sistem anlayışı oturtana kadar…
İletişim sistemlerinin sizi
en çok uğraştıran yönü nedir?
Biraz önce bahsettiğim kültür farkları. Aynı zamanda hem Anaheim’daki hem St. Louis’deki hem D.C. hem de Seattle’daki ekiplerle koordinasyon sağlamak zorunda kalıyorum. Yani dört bir köşede ekipler… Hepsinin kendine has araçları ve kendilerine has süreçleri var.
Dolayısıyla bu insanların çoğu çok iyi mühendisler ve olağanüstü fikirlerle geliyorlar. Biz bunları bir araya getiriyoruz ve diyoruz ki: Şimdi bir araya gelin ve bu fikirleri sanal ortama taşıyın”. Böylelikle tüm ekipler ve tüm laboratuarlar koordinasyon sağlamak zorunda. Bu heyecan verici…
Tam işe başlarken birden bir ekip şunu diyebiliyor: “Bir saniye durun. Biz burada bu aracı kullanmıyoruz. Sizse bunu kullanıyorsunuz. Söyler misiniz bu aracı nereden temin edebiliriz? İş süreçleri nelerdir? Mühendislik süreçleri nelerdir?.” Bir süre sonra kültürel farklardan doğan bu karmaşık durumun tam ortasında buluyorsunuz kendinizi…
Bu durumda gereken ekipmanı onlara yollamanız ve nasıl kullanacaklarını açıklamamız gerekiyor ve bu da zaman kaybına sebep oluyor.
Ama bir de iyi yönünden bakarsak, geniş bir alana yayılmış çok farklı ekiplere sahip bir şirket olarak, tek olumsuz yönümüz bu. Ve diyebilirim ki; eğer farklı bir ülkede farklı bir kültüre sahip bir ekiple çalışmak istiyorsanız önce nasıl koordinasyon sağlayacağınızı hesaplayın. Çünkü iletişim araçları adı üzerinde sadece araçlar…
hakkında sizi en çok ne olsa şaşırtırdı?
Bizim umduğumuz şey her zaman bu sistemlerin bize, olduğundan fazlasını vermesidir. Ama eğer bu konuda bir tıkanıklık olursa bu yönetimin kültürel yapısından kaynaklanıyordur. Burada akültürle kasdettiğim şu: Ülkenin dört bir köşesinde farklı yönetim anlayışlarıyla karşılaşırsınız. Ve eğer onları da işinize dahil etmek isterseniz bu farklı anlayışlar nedeniyle belki bir aksama yaşanabilir. Ama bu da kısa süreli olur. Onlarla ortak bir dil ortak bir sistem anlayışı oturtana kadar…
en çok uğraştıran yönü nedir?
Biraz önce bahsettiğim kültür farkları. Aynı zamanda hem Anaheim’daki hem St. Louis’deki hem D.C. hem de Seattle’daki ekiplerle koordinasyon sağlamak zorunda kalıyorum. Yani dört bir köşede ekipler… Hepsinin kendine has araçları ve kendilerine has süreçleri var.
Dolayısıyla bu insanların çoğu çok iyi mühendisler ve olağanüstü fikirlerle geliyorlar. Biz bunları bir araya getiriyoruz ve diyoruz ki: Şimdi bir araya gelin ve bu fikirleri sanal ortama taşıyın”. Böylelikle tüm ekipler ve tüm laboratuarlar koordinasyon sağlamak zorunda. Bu heyecan verici…
Tam işe başlarken birden bir ekip şunu diyebiliyor: “Bir saniye durun. Biz burada bu aracı kullanmıyoruz. Sizse bunu kullanıyorsunuz. Söyler misiniz bu aracı nereden temin edebiliriz? İş süreçleri nelerdir? Mühendislik süreçleri nelerdir?.” Bir süre sonra kültürel farklardan doğan bu karmaşık durumun tam ortasında buluyorsunuz kendinizi…
Bu durumda gereken ekipmanı onlara yollamanız ve nasıl kullanacaklarını açıklamamız gerekiyor ve bu da zaman kaybına sebep oluyor.
Ama bir de iyi yönünden bakarsak, geniş bir alana yayılmış çok farklı ekiplere sahip bir şirket olarak, tek olumsuz yönümüz bu. Ve diyebilirim ki; eğer farklı bir ülkede farklı bir kültüre sahip bir ekiple çalışmak istiyorsanız önce nasıl koordinasyon sağlayacağınızı hesaplayın. Çünkü iletişim araçları adı üzerinde sadece araçlar…
Konunun etiketleri: İnternet Uygulamaları, Web 2.0, İnternet Siteleri
Yazıdaki şirketler: Boeing
Henüz yorum yapılmamış.


