Geleceğin programları karar da verecek
Mikro Yazılımevi Genel Müdürü Mete Önal ile firmasını, Türk yazılım sektörünü ve geleceğin programlarını konuştuk.
Computerworld Türkiye, Bugün 15:22
1980’lerin sonlarına doğru yaşanan bu gelişmelerde karşılaştıkları en büyük sıkıntıyı firmalara ‘sizin bir paket programa ihtiyacınız var’ aşamasında değil, bilgisayar kullanımında ve bilgisayara karşı duyulan güvensizlikte yaşadıklarını belirtiyor Önal. Firmalar ilk başta kayıtları hem elle tutuyor hem de bilgisayarı kullanıyordu diyor. Bilgisayarın işleri doğru yürüttüğü görülüp güven sorunu ortadan kalktıktan sonra asıl uygulama dönemine geçilmiş. “Şimdi öyle bir sorun yok, ilkokul çocukları bile bilgisayar kullanıyor. Biz muhasebe kadrolarına, finans kadrolarına, yönetimdekilere hitap ediyorduk ve o tarihte bu insanlar 40-50 yaşlarındaydı. Bırakın bilgisayar kullanmayı bilmeyi, bilgisayarın klavyesine basmamış insanlara hitap ediyorduk. Biz her şeyden önce bu insanlara bilgisayar kullanmayı öğrettik” sözü o dönemde yaşanan zorlukları anlatan en önemli cümlelerden biri olarak röportaj kayıtlarımızdaki yerini alıyor.
Mikro Yazılımevi, o günlerden bu yana ne kadar büyüdü sorumuzu esprili bir dille yanıtlıyor Önal. Biz her şeye sıfırdan başladık. Şirketi kurduğumuzda cebimizde hiç para yoktu. Sıfırı hangi sayıya bölerseniz sonsuz çıkar. Yani sonsuz büyüdük diyebiliriz açıklamasını yapıyor... Büyümenin trendi ve hedeflerinin herhangi bir sınırı olmadığını ekleyen Mete Önal, önemli olanın sürekli yatırım yapmak, çalışmak ve çok dikkatli büyümek olduğunun altını çiziyor.
Mikro’nun Ürünleri Neler Sunuyor?
Mikro Yazılımevi bugün kurumsal kaynak planlama denilen, yani bir kurumun insan, para, mal, finansal değerler gibi bütün kaynaklarının yönetimini sağlayan yazılımlar üretiyor. Dört farklı grupta toplanan ürünler 1-2 kullanıcılı şirketlerden “my e-RP” adlı 40-50 üstü kullanıcıya sahip paketlere kadar geniş bir yelpazede bulunuyor. Mete Önal, ‘hangi sektörle daha yoğun çalışıyorsunuz?’ sorumuzu perakende sektörü olarak yanıtladı. Sebebin ise, perakendenin bilgisayarın gerçek anlamda yoğun olarak kullanıldığı bir sektör olmasında yattığının altını çizdi.
Mikro’nun Türk Ekonomisine Katkısı
19 yıl uzun bir zaman. Mikro ürünleri kullanan toplamda 60 bin kadar firmayı düşündüğümüzde Türkiye ekonomisine ve özellikle KOBİ’lere önemli katkı sağladıkları bir gerçek. Bu katkıları nasıl sıralayabilirsiniz diye sorduk Mete Önal’a. Verdiği cevap anlamlı ve bir o kadar da çarpıcıydı: “Biz ve bizim gibi yerli yazılımcılar olmasaydı bu boşluk yabancı yazılımlar tarafından zaten doldurulacaktı. Ama bu, daha ekonomik olmayacağı gibi daha iyi de olmayacaktı. Firmaların bu sistemlere adaptasyonu hem ekonomi hem de zaman açısından zorluklar yaşanmasına sebep olacaktı. Üstelik yabancı yazılımlar için ödenen paralar döviz olarak yurtdışına gidecekti. Türkiye ekonomisine olan en önemli katkımızı böyle açıklayabilirim. İkinci katkımız ise şu: Türkiye’nin dinamiği diğer ülkelere göre farklı. Yabancı programların Türkiye’deki yapıya uyum sağlaması zaman alıyor ve zor oluyor. Biz zaten bu yapının içinden çıktığımız için, Türkiye ekonomisindeki her türlü esnekliği programlarımızda rahatlıkla sunabiliyoruz.”
Geleceğin Programlarının Yetenekleri
Tüm bunların ardından geleceğe dair bir tahmin yapmasını istedik Mete Bey’den. O da, bize bu röportajın en ilgi çekici bölümlerinden birini hazırlamamızı sağlayan bir projeksiyon çizdi. Bilgisayarların zamanla sadece bilgi saklayan ve depolayan değil, aynı zamanda karar veren sistemler haline geleceğini belirten Önal, yanıtını güzel bir örnekle süsledi:
“Bir firmanın finans programı kesilen faturaları, eldeki çekleri, kasada, bankada ne kadar para olduğunu bilir. Firmalarını kestiği faturadan, gelen siparişten, irsaliyelerden dolayı bir alacağı vardır. Aynı şekilde gelen faturadan, verdiği siparişten, genel masraflarından dolayı da bir gideri. Şu anki programlar firmanın nakit akışını bilebiliyor. Diyor ki senin şu an bu kadar paran var, bundan 20 gün sonra, 30 gün sonraya kadar da şu kadar gelirin, şu kadar da giderin olacak. Örneğin bir firma 20 gün sonra 150 bin YTL eksiye düşüyor diyelim. Program şu an bunu raporlayabiliyor. İleride diyecek ki; sen 150 bin YTL eksiye düşüyorsun, istersen sana kredi bulabilirim. Eğer onaylarsanız program İnternet üzerindeki, bankaların da üye olduğu finans portallerinden birine bağlanacak. Bankalar kendi kriterlerine göre kredi veriyor zaten. Firmanın, Merkez Bankası’ndan aldığı akreditasyonu olacak. Programın bu finans portaline yaptığı kredi başvurusu tüm üye bankalara ve yetkili firmalara sunulacak. Bankanın programları da kendi kriterleri doğrultusunda koşullarını portale iletecek. Portal de firmanın programına gönderecek. Tüm bu işlemler sırasında herhangi bir insan müdahalesine gerek kalmayacak. Sizin tek yapacağınız programın bulduğu kredi koşullarını onaylayıp onaylamamak olacak.”
Mikro Nasıl Büyüyor?
Firmanın ar-ge yatırımlarını da sorduk Mete Önal’a. İTÜ’deki teknokentte bir yazılım birimleri olduğunu söyleyen Önal, buradaki ekibin tek işinin zaten ar-ge olduğunu, danışmanlardan ve müşterilerden gelen önerileri değerlendirip çözüm ürettiklerini söylüyor. Buradaki 14 kişilik ekip yeni ürün geliştirme aşamasında önemli bir rol üstleniyor. Firmanın gelirinin yaklaşık yüzde 30’u ar-ge için harcanıyor.
Globalleşen Dünyada Mikro Yazılımevi
Son zamanlarda Mikro’nun yurtdışı yatırımlarında önemli bir hareketlilik göze çarpıyor. Almanya’daki CeBIT fuarına katıldığını bildiğimiz Mikro’nun yurtdışı planları da röportaj sorularımız arasında yeralıyordu. Mete Önal; Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Almanya, İngiltere ve Dubai’de çalışmaları olduğunu belirtiyor. Özellikle yazılım ürünlerinde sınır atlatmanın pek de kolay bir iş olmadığını ekliyor. Dil problemi ve kültür farkını en önemli zorluklar olarak listenin başına koyuyor. Ama geleceğe dair iki sebepten dolayı ümitli Önal. İlk sebebin yurtdışındaki çalışmaların Türkiye’ye yansıması olduğunu söylüyor. İkinci sebep ise yurtdışındaki müşterilerin Mikro ürünlerinden hoşlanmaları. Örnek olarak da Almanya’daki bazı müşterilerinin Mikro ürünlerinin esnekliğinden memnun kalmasını veriyor. Orada her şeyin kontrol edilebilme üzerine olduğunu, bu yüzden firmaların programlarında yeterince esnek davranamadığını belirten Önal; Türkiye’de durumun farklı olduğunu, hataya daha açık gibi durmasına rağmen esneklikle bunun telafi edildiğinin altını çiziyor. ‘Rekabetin artmasıyla hız faktörü daha önemli hale geldi’ diyen Önal. Mikro’nun globalleşme çalışmalarında komşu ülkeler ile Polonya, Moldovya gibi gelişmekte olan ülkeler önceliğe sahip.
Sayılarla Mikro Yazılımevi
• 1998 yılında kuruldu
• 70 çalışanı var
• 300 bayi dağıtıyor
• 65 bin firma kullanıyor
• 14 kişilik ar-ge ekibi bulunuyor
• Gelirin yüzde 30’u ar-ge’ye gidiyor
Konunun etiketleri: Açık Kaynak, Uygulamalar, Veri Depolama, Yazılım
Yazıdaki şirketler: Mikro Yazılımevi
Henüz yorum yapılmamış.


