Green IT Zirvesi: Turkcell şebekesi çevreci
Turkcell, bazı baz istasyonlarının enerji ihtiyacını alternatif enerji kaynakları ile çözüyor.
Ali Karakaya, 31 Mayıs 2008
İlki 1999 yılında Bodrum’da kurulan ve güneş panelleri ile enerji eden baz istasyonlarının sayısı hızla artıyor. Güneşten aldığı enerjiyi depolayan ve baz istasyonuna aktaran sistemin yanı sıra bazı bölgelerde de rüzgar enerjisi kullanılarak enerji elde ediliyor. Alternatif enerji ile saha başına ortalama 4.5kW’lık güç ihtiyacı karşılanabiliyor.
Green IT Zirvesi’nde bir konuşma yapan Turkcell Radyo Şebekesi Bölüm Başkanı Ekrem Özorbeyi mobil uygulamaların en önemli özelliğinin çok faza enerjiye ihtiyaç duymayan sitemlerden oluşmaları olduğunu belirtirken ilginç bir de karşılaştırma yapıyor: Bir mobil telefon kullanıcısının ürettiği yıllık CO2 emisyonu, ortalama bir aracın otoyolda 1 saat kullanılması ile ortaya çıkan CO2 emisyonuna eşit! Üstelik milyonlarca kullanıcısı bulunmasına rağmen mobil uygulamaların yıllık CO emsyonundaki oranları sadece yüzde 0,14 seviyelerinde. Ulaşım araçlarının oranının yüzde 20’lerde olduğu düşünüldüğünde bu oran oldukça iyimser kalıyor.
Özorbeyi, bu kadar az CO2 emisyonuna rağmen, küresel ısınmaya karşı her şirketin elinden geleni yapması gerektiğinin altını çiziyor. 35 milyondan fazla abonesi bulunan Turkcell’in baz istasyonlarında kullandığı soğutma sistemlerini de değiştirdiğini belirten Ekrem Özorbeyi, eskiden her baz istasyonunu klima ile soğutulduğunu, şimdilerde ise ‘pasif soğutma’ yöntemi ile baz istasyonlarının sadece gerektiği zaman klima ile soğutulmaya başlandığını ve bu sistemler sayesinde bazı bölgelerde yüzde 60’lara varan enerji tasarrufu yaptıklarını belirtiyor. Bunun yanı sıra özellikle tatil yöreleri gibi belirli dönemlerde nüfusun ve beraberinde mobil uygulama kullanıcı sayısının yoğunlaştığı bölgelerde, cihazların ihtiyaca göre aktif ya da pasif hale getirilerek gereksiz sistem kullanımının ve beraberinde gereksiz enerji kullanımının önüne geçildiğini vurguluyor.
Ekrem Özorbeyi aynı zamanda ‘etkin şebeke planlaması’ ile de gün içerisinde mobil uygulama kullanımındaki yoğunluğun azaldığı saatlerde de bazı baz istasyonlarının otomatik olarak susturulduğunu ve sadece ihtiyaca karşılık verebilecek kadar sistemin uyanı bırakıldığını söyledi. Alternatif enerji kaynakları ile çalışan baz istasyonlarının ise maliyetlerinin çok yüksek olduklarını ve çok fazla yoğunluğu kaldıramayacakları için şu anda büyük şehirlerde kullanılamayacağını da sözlerine ekleyen Özorbeyi ; “Ancak teknolojinin buna da çare bulacağına inanıyorum. Yakın zamanda gelişen teknoloji ile daha az maliyetli üretileceğini düşündüğüm bu sistemleri her yerde kullanabileceğimizi umut ediyorum.” dedi.
Tüm bunlara ek olarak Turkcell, kurumsal tek fatura uygulaması, elektronik arşivleme hizmeti, deneme amaçlı kullanılmaya başlanan e-fatura, mobil e-imza gibi uygulamalarda yıllık toplam 19.300 tonluk CO2 gazı salınımının önüne geçmeyi başardı ve sadece 2008 yılında toplam 15.461 MWH enerji tasarrufu sağladı. Bu rakam aynı zamanda 15.000 aile ya da 60.000 nüfuslu şehrin enerji tüketimine eşdeğer olması bakımından da önemli. Kağıt tüketiminin azaltılması ile sağlanan tsarruf ise 20.000 ağaç ve 500.000 ton su.
Konunun etiketleri: Green IT, GSM, Mobil Uygulamalar, Mobil Erişim
Yazıdaki şirketler: Turkcell
Henüz yorum yapılmamış.


