Kurumlar mobil cihazlarını seçmekte zorlanıyor
08 Mayıs 2008
Apple iPhone kurumların tercih edebileceği bir mobil cihaz olabilir mi? Şimdilik konu muallâk.
Ama her gün bu konu hakkında haber ve yorumlar okumaktan gına geldi. Barındırdığı yazılımın 2.0 versiyonu ile birlikte uzmanların iPhone için son kararı şöyle; tamam ama halen güvenli değil. Aslında her IT yöneticisi kendi kurumunu iPhone’a geçirmek için içi gidiyor ama bu riski göze alamıyor. İlk kurban, ilk denemeler ve ardından büyük bir furya başlayacaktır.
Biz Türkiye’de bu tartışmalardan uzağız. Şimdilik resmi olarak iPhone Türkiye’de satılmıyor. Elbette - hepinizin de malumu olduğu üzere - hemen hemen birçok telefon satıcısında iPhone’u bulmak mümkün. Hatta kimi dükkânlar “iPhone Servisi” diye tabelalar asmaya bile vardırdılar işi.
Türkiye’de şu anda kurumsal mobil pazarın lideri BlackBerry. Kimi kurumlar ise markadan bağımsız olarak Windows Mobile tabanlı ürünler kullanıyor. En azından ofis içi bilgisayarlara veya sunuculara uzaktan erişim için Windows Mobile tabanlı uygulamalar geliştiriyorlar. Ancak BlackBerry kendisini gayet başarılı bir şekilde konumlandırmış olmanın avantajını kullanıyor. Pazarda “eğer mobil olarak e-postalarına erişmek istiyorsan BlackBerry ürünlerini kullanmalısın” anlayışı hâkim.
iPhone örneğinden ders alınması gereken çok şey var. Muhtemelen hepinizin tüketici elektroniğe karşı bir ilgisi vardır. 5 MP fotoğraf çekebilen cep telefonları, 32 GB’lık USB hafızalar, MP çalıcılar ve buna benzer elektronik oyuncaklar herkesin ilgisini çekiyor. İlgisini çekmekle kalmıyor, çalışanlar bu tarz ürünleri alıp kullanmak ve hatta işe getirmek istiyorlar. Güvenlik zafiyeti ile ciddi bir sorun başlamış oluyor. Mesela doküman paylaşımı konusunda getirmiş olduğunuz tüm kurallar ofise giren 1 GB’lık bir USB hafıza ile bozulmuş oluyor.
Tüketici elektroniğinin ofisleri istila etmesi garipsenecek bir durum değil. Yıllardır IT yöneticileri bu ürünler ile uğraşıyor. Ancak artık durum eskisinden daha da ciddi bir hal almaya başladı. Mobil cihazların ebatları küçülüyor ve daha iyi resim çekmeye, daha uzun ses kaydetmeye ve ofis içerisindeki ağdan bağımsız olarak İnternete bağlanmaya başlıyorlar. Intel’in piyasaya sürmüş olduğu Atom çipi ile birlikte çok daha enteresan ürünler gelmek üzere. Bu ürünler ile birlikte herkes cebinde ikinci bir bilgisayarı taşıyor olacak. Şimdi iPhone için koparılan bu kadar gürültüyü bir de bu ürünler yaygınlaşınca görün.
Ofisler için mobil cihazlar seçmek gittikçe zorlaşıyor. Bu alanda ciddi bir rekabet var. Şu bir gerçek ki eskiden olduğu gibi salt PDA’lar artık bu rekabetten çekilmek zorunda kalacaklar. İletişim özelliği olmayan ürünlerin bu rekabette yeri yok. Dahası, tüketicilerin tercih ettiği albenili ürünler yakında ofislere daha sık girecekler. Bakalım iPhone Türkiye’ye geldiğinde bizdeki durum nasıl olacak?
Apple iPhone kurumların tercih edebileceği bir mobil cihaz olabilir mi? Şimdilik konu muallâk.
Ama her gün bu konu hakkında haber ve yorumlar okumaktan gına geldi. Barındırdığı yazılımın 2.0 versiyonu ile birlikte uzmanların iPhone için son kararı şöyle; tamam ama halen güvenli değil. Aslında her IT yöneticisi kendi kurumunu iPhone’a geçirmek için içi gidiyor ama bu riski göze alamıyor. İlk kurban, ilk denemeler ve ardından büyük bir furya başlayacaktır.
Biz Türkiye’de bu tartışmalardan uzağız. Şimdilik resmi olarak iPhone Türkiye’de satılmıyor. Elbette - hepinizin de malumu olduğu üzere - hemen hemen birçok telefon satıcısında iPhone’u bulmak mümkün. Hatta kimi dükkânlar “iPhone Servisi” diye tabelalar asmaya bile vardırdılar işi.
Türkiye’de şu anda kurumsal mobil pazarın lideri BlackBerry. Kimi kurumlar ise markadan bağımsız olarak Windows Mobile tabanlı ürünler kullanıyor. En azından ofis içi bilgisayarlara veya sunuculara uzaktan erişim için Windows Mobile tabanlı uygulamalar geliştiriyorlar. Ancak BlackBerry kendisini gayet başarılı bir şekilde konumlandırmış olmanın avantajını kullanıyor. Pazarda “eğer mobil olarak e-postalarına erişmek istiyorsan BlackBerry ürünlerini kullanmalısın” anlayışı hâkim.
iPhone örneğinden ders alınması gereken çok şey var. Muhtemelen hepinizin tüketici elektroniğe karşı bir ilgisi vardır. 5 MP fotoğraf çekebilen cep telefonları, 32 GB’lık USB hafızalar, MP çalıcılar ve buna benzer elektronik oyuncaklar herkesin ilgisini çekiyor. İlgisini çekmekle kalmıyor, çalışanlar bu tarz ürünleri alıp kullanmak ve hatta işe getirmek istiyorlar. Güvenlik zafiyeti ile ciddi bir sorun başlamış oluyor. Mesela doküman paylaşımı konusunda getirmiş olduğunuz tüm kurallar ofise giren 1 GB’lık bir USB hafıza ile bozulmuş oluyor.
Tüketici elektroniğinin ofisleri istila etmesi garipsenecek bir durum değil. Yıllardır IT yöneticileri bu ürünler ile uğraşıyor. Ancak artık durum eskisinden daha da ciddi bir hal almaya başladı. Mobil cihazların ebatları küçülüyor ve daha iyi resim çekmeye, daha uzun ses kaydetmeye ve ofis içerisindeki ağdan bağımsız olarak İnternete bağlanmaya başlıyorlar. Intel’in piyasaya sürmüş olduğu Atom çipi ile birlikte çok daha enteresan ürünler gelmek üzere. Bu ürünler ile birlikte herkes cebinde ikinci bir bilgisayarı taşıyor olacak. Şimdi iPhone için koparılan bu kadar gürültüyü bir de bu ürünler yaygınlaşınca görün.
Ofisler için mobil cihazlar seçmek gittikçe zorlaşıyor. Bu alanda ciddi bir rekabet var. Şu bir gerçek ki eskiden olduğu gibi salt PDA’lar artık bu rekabetten çekilmek zorunda kalacaklar. İletişim özelliği olmayan ürünlerin bu rekabette yeri yok. Dahası, tüketicilerin tercih ettiği albenili ürünler yakında ofislere daha sık girecekler. Bakalım iPhone Türkiye’ye geldiğinde bizdeki durum nasıl olacak?
Henüz yorum yapılmamış.



