LG’de altyapı hazırlıkları tamamlandı
Computerworld Türkiye, 14 Mayıs 2008
CW: Geçmişten günümüze bakıldığında
LG Elektronik’in marka değerinin gün geçtikçe arttığını görüyoruz. Bir başka deyişle siz tercih edilmenizi neye bağlıyorsunuz?
K.G.: Tüketici gözüyle cevap vermek gerekirse, LG zaten 20 yıldır Türkiye’de ama son 3-4 yıldır gün yüzüne çıkan bir firma. Bu belli bir stratejinin neticesinde oluştu. Belli bir altyapı oluşana kadar LG kendini tüm pazara açmak istemedi. Biz halen distribütörlerimizle beraber çalışıyoruz. Şimdiye kadar LG olarak kendi başımıza yaptığımız faaliyetler hep belli bir sınırda tutuldu. Bundaki amaç ise; belli bir olgunluğa ulaşmaktı. Türkiye için konuşmak gerekirse belli bir olgunluğa ulaşmadan ve belli bir bilinirliğe sahip olmadan ön plana çıkmak istemedik. Son yıllardaki bu artışın sebebi ise özellikle plazma ve LCD pazarında ve cep telefonu pazarındaki yatırımların oldukça büyük rakamlara ulaşmasıydı. Bu safhada piyasaya sunduğumuz çok ses getiren ürünlerinde, pek tabii ki bilinirliğin verdiği etkiyle, tercih edilen markalar sıralamasında yol kat ettik. Bu ürünlere örnek vermek gerekirse; 2002 Dünya Kupası’nda boy gösteren ve bu süreçten sonra oldukça talep gören plazma televizyonlar ve cep telefonu segmentinde oldukça ses getiren Chocolate bize baya bir yaygınlık ve müşteri kazandırdı. Evlerinde LG monitör kullanan veya bilgisayarlarında LG optik sürücü olan kullanıcılar bu cep telefonunu alınca markamızın ikinci kez fakına vardılar.
Marka bilinirliğinin hızlı artmasında yatan bir başka sebep de kullanıcıya çok çarpıcı bir ürün sunduğunuzda bu ürünü bir başka arkadaşına tavsiye etmesi veya etrafındaki insanların bu ürünü görmesi. Bu etken, marka bilinirliğini arttıran en önemli etkenlerden biri bence… Son bir iki yıldır kullanıcımızdan aldığımız tepkiler “Çok iyi bir çıkış yakaladınız” şeklinde. Aslında öyle değil. LG firması 20 yıldır piyasada, kendi markamız 12 yıldır Türkiye pazarında. Ama tabii ki son sözü çarpıcı ürünler söyledi. Gerek Chocolate olsun gerek Shine olsun bu ürünleri plazmalarla destekledik örneğin kaydedebilen hard diskli plazmalar ve LCD’ler geldi bu ürünler piyasada ses getirince bizde son kullanıcıya markamızı iyiden iyiye tanıtmış olduk.
CW: İlk yıllarda LG, optik sürücüler konusunda oldukça başarılı bir firma. Yeni dönemin
gözdesi HD optik ürünler konusunda ne
yapmayı planlıyorsunuz?
K.G.: Dünyada bu konuda trendleri belirleyen birkaç firma var. LG de bu firmalardan bir tanesi. Daha önce de belirttiğim gibi son 8 yıldaki dünya pazarındaki liderliğimizle, yaklaşık yüzde 25-30 gibi pazar payıyla hem teknolojiyi geliştiren hem de bu ürünlerde önderlik yapan bir firma konumundayız. Bu ürün grubunda ürünler Blu-Ray ve HD olarak iki sınıfa ayrıldı. Bu safhada üreticiler belli bir sınıf seçmek zorunda kaldı, kimi üretici Blu-Ray kimi üretici ise HD ürünleri destekledi. Bu bir anlamda VHS – Beta savaşlarına benzetildi. LG olarak biz pazar payının yüzde 30’una hitap edince, belli bir tarafı seçmeniz çok zor. Biz önce Blu-Ray tarafındaydık. Fakat çok kısa süre içerisinde hem Blu-Ray hem de HD formatlarını okuyabilen optik sürücülerimiz gelecek. Dünyada ilk çift formatlı ürünleri okuyabilen sürücüleri LG üretti. Fakat bu ürün için biraz daha süre var. Şimdilerde medya oldukça pahalı… Bir veya iki sene içerisinde yerleşeceğini düşünüyoruz.
LG Elektronik’in marka değerinin gün geçtikçe arttığını görüyoruz. Bir başka deyişle siz tercih edilmenizi neye bağlıyorsunuz?
K.G.: Tüketici gözüyle cevap vermek gerekirse, LG zaten 20 yıldır Türkiye’de ama son 3-4 yıldır gün yüzüne çıkan bir firma. Bu belli bir stratejinin neticesinde oluştu. Belli bir altyapı oluşana kadar LG kendini tüm pazara açmak istemedi. Biz halen distribütörlerimizle beraber çalışıyoruz. Şimdiye kadar LG olarak kendi başımıza yaptığımız faaliyetler hep belli bir sınırda tutuldu. Bundaki amaç ise; belli bir olgunluğa ulaşmaktı. Türkiye için konuşmak gerekirse belli bir olgunluğa ulaşmadan ve belli bir bilinirliğe sahip olmadan ön plana çıkmak istemedik. Son yıllardaki bu artışın sebebi ise özellikle plazma ve LCD pazarında ve cep telefonu pazarındaki yatırımların oldukça büyük rakamlara ulaşmasıydı. Bu safhada piyasaya sunduğumuz çok ses getiren ürünlerinde, pek tabii ki bilinirliğin verdiği etkiyle, tercih edilen markalar sıralamasında yol kat ettik. Bu ürünlere örnek vermek gerekirse; 2002 Dünya Kupası’nda boy gösteren ve bu süreçten sonra oldukça talep gören plazma televizyonlar ve cep telefonu segmentinde oldukça ses getiren Chocolate bize baya bir yaygınlık ve müşteri kazandırdı. Evlerinde LG monitör kullanan veya bilgisayarlarında LG optik sürücü olan kullanıcılar bu cep telefonunu alınca markamızın ikinci kez fakına vardılar.
Marka bilinirliğinin hızlı artmasında yatan bir başka sebep de kullanıcıya çok çarpıcı bir ürün sunduğunuzda bu ürünü bir başka arkadaşına tavsiye etmesi veya etrafındaki insanların bu ürünü görmesi. Bu etken, marka bilinirliğini arttıran en önemli etkenlerden biri bence… Son bir iki yıldır kullanıcımızdan aldığımız tepkiler “Çok iyi bir çıkış yakaladınız” şeklinde. Aslında öyle değil. LG firması 20 yıldır piyasada, kendi markamız 12 yıldır Türkiye pazarında. Ama tabii ki son sözü çarpıcı ürünler söyledi. Gerek Chocolate olsun gerek Shine olsun bu ürünleri plazmalarla destekledik örneğin kaydedebilen hard diskli plazmalar ve LCD’ler geldi bu ürünler piyasada ses getirince bizde son kullanıcıya markamızı iyiden iyiye tanıtmış olduk.
CW: İlk yıllarda LG, optik sürücüler konusunda oldukça başarılı bir firma. Yeni dönemin
gözdesi HD optik ürünler konusunda ne
yapmayı planlıyorsunuz?
Konunun etiketleri: Çevre Birimleri
Yazıdaki şirketler: LG Electronics
Henüz yorum yapılmamış.


