LG’de altyapı hazırlıkları tamamlandı
Computerworld Türkiye, 14 Mayıs 2008
CW: Fiyatlar böylesine farklılık arz ederken ve böylesine düşük rakamlara ürün satılırken LG olarak sizin stratejileriniz ne olacak?
K.G.: Biz LG olarak 2 yıldır notebook pazarındayız. Aslına bakarsanız dünyadaki birkaç dizüstü bilgisayar üretici firmasından biriyiz. 10-12 yıldan beri belli markaların tüm üretimlerini LG gerçekleştiriyordu. Diğer üreticilere göre bizim şöyle bir avantajımız vardı; biliyorsunuz ki dizüstü belli parçalardan oluşuyor ve dünyada bu parçaları üreten belli firmalar var. İstediğiniz markayla çıkın ara içerikleri bu firmalardan tedarik etmek zorundasınız. Bizim avantajımız LCD paneli, optik aksamı ve “LG Kimya” yan firmamız ise adaptör ve pil üretiminde bize katkı sağlıyor. Yani dizüstü bilgisayarda işlemci ve anakart dışında temel sayılabilecek üç öğeyi, LG olarak biz kendimiz üretiyoruz. Bu ciddi bir avantaj... Bu avantajımıza rağmen Türkiye pazarının şartlarını da gözetmek durumundayız. Bir başka deyişle fiyat odaklı bir gidişat varken bunun aksi yönünde kürek çekemiyorsunuz piyasada. Bizim yılbaşından itibaren 1000 doların altında bir tane olan ürün sayımızı şu anda 7 ürüne yükselttik. Bu anlamda ürün gamını genişlettik. Diğer taraftan ise; LG tasarımı ile ön plana çıkan bir marka. Neticede dizüstü cihaz üretiminde dünya çapında ince ve hafif ürünlere doğru bir gidişat var. Şu anda 10.6, 12.1, 14.1 ve 15,4 inç’lerde dünyanın en ince ve en hafif dizüstüleri LG tarafından üretiliyor. Bizim stratejimiz hem tasarım olarak hem de teknik özellikler olarak farkımızı bu noktada ortaya koymak. Zaten dünyanın takip ettiği birtakım teknik özellikler var. LG olarak bu teknik özelliklerin zaten gerisinde kalmıyoruz.
CW: LG bu ana içerikleri üretebilen bir firma olmasına rağmen Türkiye’deki bu ucuzluk rekabetine neden daha iddialı bir şekilde girmiyor?
K.G.: Açıkçası dizüstü pazarı benim sorumluluğumda olan en sofistike ürün grubu. Ve bu ürün grubunda üretim ve pazarlama stratejinizi sadece fiyat üzerine kurabileceğiniz bir ürün değil. Marka güvenirliği, marka bilinirliği, fiyat, tasarım gibi daha birçok aşamadan oluşan bir platformdan bahsediyoruz. Diğer ürün grubu gibi değil. Örneğin; monitör ve optikte böyle değil. Bu ürün gruplarında belli başlı parametreleri sağladığınız zaman ve pazarın istediklerini anladığınız takdirde önemli ölçüde pazarda yol alabiliyorsunuz. Fakat dizüstü için bu geçerli değil. Dizüstü için biraz zaman gerekli. İstediğiniz kadar ürününüz iyi olsun, fiyatınız iyi olsun bu iş biraz da marka bilinirliği işi. Marka bilinirliği ile desteklemeniz şart. O yüzden dizüstü pazarı çok kolay bir pazar değil.
LG kanadında değerlendirecek olursak sorunuzda da değindiğiniz gibi; detaya girmek gerekiyor. LG tarafından üretilen dizüstü içerikleri 10 taneden üç tane. İhtiyacınız olan 7 içerik var. Dolayısıyla kendi ürettiğiniz içeriklerin avantajınızı bu ihtiyaçlardan dolayı kendinize yansıtacak durumda değilsiniz.
CW: Türkiye dizüstü pazarının zorluğundan ve rekabetinden bahsettik. Bu rekabetin en son
getirdiği ürün ise Santa-Rosa platformu.
Ürünlerinizde Santa-Rosa platformuna
yer verecek misiniz?
K.G.: Türkiye’de şu an ilk ürünü getirdik. E500 adıyla piyasaya sürülen ürünümüz Santa-Rosa platformuna sahip bir ürün. Ardından farklı ekran boyutlarında ve farklı kasalarda sahip Santa-Rosa platformunu destekleyen ürünlerimiz geliyor.
K.G.: Biz LG olarak 2 yıldır notebook pazarındayız. Aslına bakarsanız dünyadaki birkaç dizüstü bilgisayar üretici firmasından biriyiz. 10-12 yıldan beri belli markaların tüm üretimlerini LG gerçekleştiriyordu. Diğer üreticilere göre bizim şöyle bir avantajımız vardı; biliyorsunuz ki dizüstü belli parçalardan oluşuyor ve dünyada bu parçaları üreten belli firmalar var. İstediğiniz markayla çıkın ara içerikleri bu firmalardan tedarik etmek zorundasınız. Bizim avantajımız LCD paneli, optik aksamı ve “LG Kimya” yan firmamız ise adaptör ve pil üretiminde bize katkı sağlıyor. Yani dizüstü bilgisayarda işlemci ve anakart dışında temel sayılabilecek üç öğeyi, LG olarak biz kendimiz üretiyoruz. Bu ciddi bir avantaj... Bu avantajımıza rağmen Türkiye pazarının şartlarını da gözetmek durumundayız. Bir başka deyişle fiyat odaklı bir gidişat varken bunun aksi yönünde kürek çekemiyorsunuz piyasada. Bizim yılbaşından itibaren 1000 doların altında bir tane olan ürün sayımızı şu anda 7 ürüne yükselttik. Bu anlamda ürün gamını genişlettik. Diğer taraftan ise; LG tasarımı ile ön plana çıkan bir marka. Neticede dizüstü cihaz üretiminde dünya çapında ince ve hafif ürünlere doğru bir gidişat var. Şu anda 10.6, 12.1, 14.1 ve 15,4 inç’lerde dünyanın en ince ve en hafif dizüstüleri LG tarafından üretiliyor. Bizim stratejimiz hem tasarım olarak hem de teknik özellikler olarak farkımızı bu noktada ortaya koymak. Zaten dünyanın takip ettiği birtakım teknik özellikler var. LG olarak bu teknik özelliklerin zaten gerisinde kalmıyoruz.
CW: LG bu ana içerikleri üretebilen bir firma olmasına rağmen Türkiye’deki bu ucuzluk rekabetine neden daha iddialı bir şekilde girmiyor?
K.G.: Açıkçası dizüstü pazarı benim sorumluluğumda olan en sofistike ürün grubu. Ve bu ürün grubunda üretim ve pazarlama stratejinizi sadece fiyat üzerine kurabileceğiniz bir ürün değil. Marka güvenirliği, marka bilinirliği, fiyat, tasarım gibi daha birçok aşamadan oluşan bir platformdan bahsediyoruz. Diğer ürün grubu gibi değil. Örneğin; monitör ve optikte böyle değil. Bu ürün gruplarında belli başlı parametreleri sağladığınız zaman ve pazarın istediklerini anladığınız takdirde önemli ölçüde pazarda yol alabiliyorsunuz. Fakat dizüstü için bu geçerli değil. Dizüstü için biraz zaman gerekli. İstediğiniz kadar ürününüz iyi olsun, fiyatınız iyi olsun bu iş biraz da marka bilinirliği işi. Marka bilinirliği ile desteklemeniz şart. O yüzden dizüstü pazarı çok kolay bir pazar değil.
LG kanadında değerlendirecek olursak sorunuzda da değindiğiniz gibi; detaya girmek gerekiyor. LG tarafından üretilen dizüstü içerikleri 10 taneden üç tane. İhtiyacınız olan 7 içerik var. Dolayısıyla kendi ürettiğiniz içeriklerin avantajınızı bu ihtiyaçlardan dolayı kendinize yansıtacak durumda değilsiniz.
CW: Türkiye dizüstü pazarının zorluğundan ve rekabetinden bahsettik. Bu rekabetin en son
getirdiği ürün ise Santa-Rosa platformu.
Ürünlerinizde Santa-Rosa platformuna
yer verecek misiniz?
K.G.: Türkiye’de şu an ilk ürünü getirdik. E500 adıyla piyasaya sürülen ürünümüz Santa-Rosa platformuna sahip bir ürün. Ardından farklı ekran boyutlarında ve farklı kasalarda sahip Santa-Rosa platformunu destekleyen ürünlerimiz geliyor.
Konunun etiketleri: Çevre Birimleri
Yazıdaki şirketler: LG Electronics
Henüz yorum yapılmamış.


