Telekomünikasyon sektöründe yıllardır sabit operatör ve mobil operatörler arasında haksız bir şekilde farklı vergi uygulamaları bulunuyor.
Bu vergiler nedeniyle kullanıcılar sabit ile mobil hat arasında gidip geliyor.
İlk ayrım hazine payı olarak karşımıza çıkıyor. Mobil operatörler brüt satış tutarının yüzde 15’ini hazine payı olarak öderken, sabit operatörlerde böyle bir mali yükümlülük yok. Yani 100 YTL’lik bir satışın hepsi sabit operatörün cebinde kalıyor.
Sektördeki ikinci önemli vergi kalemi ise Marmara depreminden sonra 2002 yılına kadar uygulanmak üzere “geçici” olarak getirilmiş bir vergiyken iki kez uzatıldıktan sonra, kalıcı hale dönüşen Özel İletişim Vergisi (ÖİV). Burada da hemen sabit-mobil ayrımı dikkat çekiyor. Sabit taraftaki ÖİV yüzde 15 seviyesinde iken, mobil tarafta bu oran yüzde 25.
Yani açıkça kullanıcıya “hayatını kolaylaştıran, her zaman her yerde iletişim özgürlüğü sağlayan mobil telefon kullanma, bunun yerine bir yerde sabit kal kablolu telefon ile iletişim kur” deniliyor.
Maliye Bakanlığı’nın diretmesiyle ÖİV’nin kaldırılması şimdilik mümkün gözükmüyor. Belki kademeli olarak düşürülecek. Bunun ilk sinyalini Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım vermişti. Yıldırım, hızlı internete uygulanan yüzde 15’lik Özel İletişim Vergisi’nin (ÖİV) kaldırma çalışmalarına başladıklarını çok yakında faturaların 3 ile 10 YTL arası ucuzlayacağı söyledi.
Bakan Yıldırım, tabii ki sabit hat üzerindeki ADSL bağlantısından bahsediyordu. Ama internete tek bağlantı yolunun sabit hatlar olmadığını mobil internet gibi özgür ve kolay bir bağlantının varlığını da unutmamak gerek. Yani internet bağlantılarındaki vergilerde bir indirim yapılacaksa mobili de buna katmak rekabetin bir gereği.
Tüm dünyada internet erişimine sahip insanların yüzde 75’e yakını mobil internet kullanıcıları. Dolayısıyla ülkemizdeki 65 milyona yakın cep telefonu abonesini mobil internete teşvik etmek internet penetrasyonunu hızlı bir şekilde artırabilir.
Ama kısa vadede hakim sabit operatör baskısı nedeniyle bunun pek yapılacağına imkan vermiyorum. Aksilik olmazsa ihalesi yapılıp 3-4 aya 3G (üçüncü nesil) kullanmaya başladığımızı varsayın. Mobil operatörlerden biri çıkıp “aylık ADSL fiyatına 3G bağlantısı” veriyorum dese sabit operatörün durumunu siz düşünün.
Artık kullanıcılar mobil genişbant sayesinde her türlü servisi, farklı birçok cihaz ile kesintisiz alabiliyor. Yani internet erişim teknolojisi mobil genişbanta doğru kayıyor. Bunun önünde kimse durmaya kalkışmasın.



