Bu yedi saniyelik kritik süre epey uzun zamandır bilinen bir gerçek. Tüm alışveriş merkezleri ve hipermarketler bu yedi saniyelik odaklanma aralığı düşünülerek tasarlanır. İnsan bir reyona gidince, yedi saniye içinde görebildiği ürünleri almaya daha yatkın olur. Bir ürün ile ortalama yedi saniyeden fazla ilgilenmez. Yani potansiyel müşterinizin dikkatini çekmek içinyedi saniyelik bir zaman dilimi kadar şansınız var. İyi kullanamazsanız müşteriyi kaybedersiniz.
QR kodların bir türlü yaygınlaşamamasının en büyük nedenlerinden biri de bu yedi saniyelik odaklanma süresi. QR kodlar, ürünler, kampanyalar, haberler hakkında bilgi vermek ve yalnızca bir cep telefonunun kamerası kullanılarak müşteriyi daha çok seçenek, kampanya, indirim, fırsat veya bilgi bulabileceği sitelere yönlendirmek için dahiyane bir fikir gibi ortaya çıkartılmıştı.
Sorun şu ki, hiç kimse elinde, kamerası sürekli açık ve QR kod okuma programı çalışır vaziyette alışveriş yapmıyor. Zaten yapamaz, çünkü genellikle iki eli de dolu oluyor. QR kod okutulduktan sonra ilgili bağlantının ne kadar sürede açılacağı ve müşterinin telefonunda o bağlantının ne şekilde görüntüleneceği ise Mısır piramitlerinden daha fazla bilinmezlik içeriyor. Bir müşterinin bir ürünü algılayıp, üzerindeki QR kodu bulup, telefonunu açıp, QR kod okuma uygulamasını açıp, kodu okutup (ışığın düzgün olması gerek, açının düzgün olması gerek, kamera camında kir olmaması gerek...) ardından bağlantının açılmasını beklemesi mümkün değil. Zaten bu kadar çok adımı olan bir sürecin yedi saniye içinde tamamlanması matematiksel olarak da mümkün değil. QR kodların tanımlanma sürecini radikal bir şekilde kısaltacak bir yöntem bulunamadığı takdirde, bir iki yıl içinde tamamen yok olup gidecekler.
Konunun etiketleri: RFID, NFC
Henüz yorum yapılmamış.











