Online Irgatlar Ortalığı Karıştırdı
01 Aralık 2009
Wordpress.com veya Alibaba.com gibi geniş kitlelerin kullandığı siteler yasaklandı kimsenin gıkı çıkmadı. Ama Farmville yasaklanınca ortalık ayağa kalktı.
Farmvile'ye sabah erişim yasaklanınca herkes ayağa kaldı ve online medya devleri konuyu hemen manşetten verdiler. Nasıl bir uygulama yapıldı bilemiyorum ancak akşamdan sabaha online çiftçiler yine oyunlarının başındaydılar. Şimdi ise Zynga.com’un başı sansürle değil sahtekarlıkla dertte.
Kimse siz eğlenesiniz, hoş vakit geçiresiniz, geçmişlerimize dua edesiniz diye bedava online oyun yapmaz. Bedava diye oynadığınız birçok oyunun gerisinde programcısından sekreterine, grafikerine kadar evine ekmek götürecek bir sürü insan var. Maaşlarını da oyun kredisi olarak almıyorlar. Elbette çok hırs yapanlar oyunda daha hızlı bir şekilde seviye atlamak veya özel ürünlere kavuşmak için gerçek para kullanarak oyun kredisi satın alıyorlar ve bu çarkın dönmesine katkıda bulunuyorlar. Ancak yine de çarkı döndürecek kadar oyun delisi yok ve alternatif yollar bulunması gerekiyor.
Facebook için oyun geliştiren en başarılı startup şirketlerden Zynga işte bu dolambaçlı yolları kullananlardan biri. Yasadışı reklam kullanımı sebebiyle bu günlerde hem Zynga hem de Facebook 5 milyon dolarlık bir davanın sanıkları durumundalar. Geçtiğimiz aylarda Berkeley’de gerçekleştirilen bir etkinlikte Zynga ortaklarından ve şirket CEO2su Mark Pincus, şirketi ayakta tutabilmek ve kârlılığı sürdürebilmek için “kitaptaki tüm iğrenç şeyleri yapmak zorunda kaldık” demiş. Hem bu sözleri hem de bir kullanıcının şikayeti üzerine Amerikan federal mahkemeleri şirket aleyhine 5 milyon dolarlık dava açtılar.
İnternetteki reklam ve pazarlama bütçeleri büyüdükçe alternatif yollara yönelim de artıyor. Örneğin kimse artık standart banner reklamlara tıklamayınca, yayıncılar farklı modeller arıyorlar. Abartıp reklamları haber gibi gösterenler var. Üstelik bunlar yine online yayıncılık liderleri tarafından yapılıyor. Zynga, kullanıcılarına zorla reklam göstermek ve deneme amaçlı servislerden fazladan para talep etmek gibi tuhaf işlere girişmiş. Türkiye’de de benzer bir durum var aslında. Bizler de haber adı altında zaman zaman firma reklamlarını okuyoruz. “Falanca bankadan inanılmaz bir kredi kampanyası” başlığı ile gayet sıradan bir kredi kartı promosyonunu haber gibi vermek hangi yayıncılık etiği ile bağdaşır bilmem.
Şimdilik sıkıntılar etik olmayan reklamcılık seviyesinde ilerliyor. Ancak bu süreç içerisinde kullanıcılar farkında olmadan birçok kişisel bilgisini basit bir yarışma uğruna herkesle paylaşıyor. Yayıncılar bu bilgileri pazarlama aktivitelerinde hoyratça kullanmaya başladıklarında daha büyük sıkıntılar ortaya çıkmaya başlayacak. O günler geldiğinde Türkiye’de tüketicinin hakkını koruyacak bu tarz mahkemeler de, kanunlar da olmayacak.
Wordpress.com veya Alibaba.com gibi geniş kitlelerin kullandığı siteler yasaklandı kimsenin gıkı çıkmadı. Ama Farmville yasaklanınca ortalık ayağa kalktı.
Farmvile'ye sabah erişim yasaklanınca herkes ayağa kaldı ve online medya devleri konuyu hemen manşetten verdiler. Nasıl bir uygulama yapıldı bilemiyorum ancak akşamdan sabaha online çiftçiler yine oyunlarının başındaydılar. Şimdi ise Zynga.com’un başı sansürle değil sahtekarlıkla dertte.
Kimse siz eğlenesiniz, hoş vakit geçiresiniz, geçmişlerimize dua edesiniz diye bedava online oyun yapmaz. Bedava diye oynadığınız birçok oyunun gerisinde programcısından sekreterine, grafikerine kadar evine ekmek götürecek bir sürü insan var. Maaşlarını da oyun kredisi olarak almıyorlar. Elbette çok hırs yapanlar oyunda daha hızlı bir şekilde seviye atlamak veya özel ürünlere kavuşmak için gerçek para kullanarak oyun kredisi satın alıyorlar ve bu çarkın dönmesine katkıda bulunuyorlar. Ancak yine de çarkı döndürecek kadar oyun delisi yok ve alternatif yollar bulunması gerekiyor.
Facebook için oyun geliştiren en başarılı startup şirketlerden Zynga işte bu dolambaçlı yolları kullananlardan biri. Yasadışı reklam kullanımı sebebiyle bu günlerde hem Zynga hem de Facebook 5 milyon dolarlık bir davanın sanıkları durumundalar. Geçtiğimiz aylarda Berkeley’de gerçekleştirilen bir etkinlikte Zynga ortaklarından ve şirket CEO2su Mark Pincus, şirketi ayakta tutabilmek ve kârlılığı sürdürebilmek için “kitaptaki tüm iğrenç şeyleri yapmak zorunda kaldık” demiş. Hem bu sözleri hem de bir kullanıcının şikayeti üzerine Amerikan federal mahkemeleri şirket aleyhine 5 milyon dolarlık dava açtılar.
İnternetteki reklam ve pazarlama bütçeleri büyüdükçe alternatif yollara yönelim de artıyor. Örneğin kimse artık standart banner reklamlara tıklamayınca, yayıncılar farklı modeller arıyorlar. Abartıp reklamları haber gibi gösterenler var. Üstelik bunlar yine online yayıncılık liderleri tarafından yapılıyor. Zynga, kullanıcılarına zorla reklam göstermek ve deneme amaçlı servislerden fazladan para talep etmek gibi tuhaf işlere girişmiş. Türkiye’de de benzer bir durum var aslında. Bizler de haber adı altında zaman zaman firma reklamlarını okuyoruz. “Falanca bankadan inanılmaz bir kredi kampanyası” başlığı ile gayet sıradan bir kredi kartı promosyonunu haber gibi vermek hangi yayıncılık etiği ile bağdaşır bilmem.
Şimdilik sıkıntılar etik olmayan reklamcılık seviyesinde ilerliyor. Ancak bu süreç içerisinde kullanıcılar farkında olmadan birçok kişisel bilgisini basit bir yarışma uğruna herkesle paylaşıyor. Yayıncılar bu bilgileri pazarlama aktivitelerinde hoyratça kullanmaya başladıklarında daha büyük sıkıntılar ortaya çıkmaya başlayacak. O günler geldiğinde Türkiye’de tüketicinin hakkını koruyacak bu tarz mahkemeler de, kanunlar da olmayacak.
Henüz yorum yapılmamış.




Increasing Performance, Security, and Manageability on Desktops and Notebooks with Intel CoreTM2 Processor with vProTM Technology and Windows 7 ...
IT sektöründe en iyi saklanan sırlardan birisi gün yüzüne çıkıyor. ...