CW Online TR MakalelerAnalizİncelemeRöportajIT PROYazarlarForum

CW e-BÜLTEN
Computerworld'ün konusunda uzman yazarlarından teknoloji dünyasının gelişmelerini takip etmek için e-posta adresinizi yazın, her gün ya da haftalık güncel teknoloji gelişmelerinden ilk siz haberdar olun.
E-posta adresiniz:

Sağlık Bakanlığı’nda e-Dönüşüm Süreci
Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem Başkanı Nihat Akpınar ile Sağlık Bakanlığı’nın e-dönüşüm projeleri hakkında konuştuk.
Computerworld Türkiye, 30 Nisan 2008
CW: Nihat Bey, Sağlık Bakanlığı’ndaki göreviniz Bilgi İşlem Daire Başkanı. Bize bu konumun görevini ve sorumluluklarını aktarabilir misiniz?
Nihat Akpınar: Bizim aslında görevimiz bir yandan karar verirken bir yandan da uygulamaları takip etmek. Bakanlığın tüm sağlık bilişim projeleri bizim başkanlığımızca yürütülüyor. Bu projeleri hayata geçirmek ve yönetim karar destek modüllerini hazırlamak öncelikli işimiz.

CW: Sağlık Bakanlığı Türkiye genelinde nasıl bir ağ’a sahip?
Nihat Akpınar: Bakanlığımızın kurumsal projeleri için kullandığımız özel bir ağ’ımız var. 81 ilin tamamının sağlık müdürlükleri bu ağ ile bakanlığın merkez teşkilatına bağlı. Bunun dışında bütün hastaneler, sağlık ocakları ve sağlık kurumlarının kendi İnternet bağlantıları bulunuyor. Bu ağ 1 Eylül 1997’den beri aktif olarak kullanılıyor. Ancak yeni projelerimizle eski öneminin kalmadığını söyleyebilirim. Artık önemli olan İnternet erişimine sahip olmaları.

CW: e-Sağlık Projesi olarak da adlandırılan Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi projenizi tanımlar mısınız?
Nihat Akpınar: Türkiye Sağlık Bilgi Sistemi bizim en önemli çalışmamız. Son dört yılın bir ürünü olan bu projenin ihalesi geçtiğimiz Kasım ayında yapıldı. 1 Şubat 2007 itibariyle de sözleşme imzalandı. Bu proje tamamlandığında tüm hastaneler, sağlık ocakları ve sağlık kurumları düzenli bilgi ve veri akışı gerçekleştirebilecek.

Bu yılın içerisinde en az üç hastanemizde ve iki sağlık kurumumuzdan elektronik ortamda veri toplamaya başlayacağız. Projenin bitimi ile ilgili net bir tarih vermek çok doğru değil. Önemli olan ilk prototiplerini yapmak ve uygulamak. Diğerleri zaten çok kolay bir şekilde arkasından gelecek çünkü gerekli olan şartları tüm sağlık kurumlarımız karşılayacak niteliğe sahip.

CW: Bu projenin hem hastaneler hem de hastanelere gelen vatandaşlar tarafında ne tür faydaları olacak?
Nihat Akpınar: Burada kritik nokta vatandaşlarımızın doğum, hatta doğum öncesinden başlayıp ölümüne kadar geçen süre zarfında sağlık kayıtlarının elektronik ortamda tutulması ve bunlara da yine elektronik ortamda ulaşılabilmesi. Amaç, bu toplanan verilerden raporlar ve analizler hazırlamak. Şöyle bir örnek verebilirim konuyla ilgili olarak.

Örneğin Erzurum Numune Hastanesi’nde bir film çektirdiniz. Üç gün sonra da İstanbul’a geldiniz. Elinizde Erzurum’da çektirdiğiniz film kapı kapı dolaşmak zorunda kalmayacaksınız. Erzurum’da çektirdiğiniz film elektronik ortama aktarılacağı için İstanbul’daki doktor da sizin bu filminizi görebilecek. Bu, etkinlik ve verimliliği artıracağı gibi maliyetleri de önemli ölçüde azaltacak bir çalışma.

CW: Yürüttüğünüz başka e-dönüşüm projeleri de var. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi, Sağlık Bakanlığı personeline uygun fiyatlı bilgisayar gibi. Aile Hekimliği projesinden başlarsak, bunların kapsamları nedir ve ne tür avantajlar sağlayacak?
Nihat Akpınar: Aile Hekimliği dünyada bir çok ülkede uygulanıyor. Türkiye’de ilk çalışması 15 Eylül 2005’te pilot bölge olarak seçilen Düzce’de gerçekleştirildi. Şu an 10 ilimizde bu sistem uygulanıyor ve yararlanan vatandaşlarımızın sayısı yaklaşık 7 milyon. Yıl sonuna kadar projeye dahil il sayısını 22’ye çıkaracağız. Burada en önemli husus aile hekimliği yapan uzmanlarımızın kendilerine bağlı olan vatandaşların kayıtlarını elektronik ortamda tutmaları. Ayrıca belirlediğimiz başlıkları içeren minimum veri setleri (kan grubu, geçirdiği önemli rahatsızlıklar vb.) Ankara’daki Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na gönderiliyor.

CW: Şöyle bir soru geliyor insanın aklına. Örneğin bir vatandaş Sağlık Bakanlığı’nın portaline gelip, vatandaşlık numarasını girerek örneğin daha önce yaptırdığı tahlilleri kişisel olarak da takip edebilecek mi?
Nihat Akpınar: E-Sağlık bilgi sistemi tamamen kurulduğunda bunu yapabilmek mümkün hale gelecek. Bu bilgilerin asıl sahibi kişinin kendisidir. Onun rızası olmadan, mahremiyet ilkeleri doğrultusunda doktorunun ya da bir başkasının bu bilgilere ulaşması mümkün değil. Projenin getireceği sonuçlardan biri bu.

CW: Şu sıralar gündemde olan konulardan biri de Bakanlık personeline yönelik hazırlanan uygun fiyatlı bilgisayar kampanyası. Bu kampanyayla neler sunuluyor?
Nihat Akpınar: Kampanyanın amacı Bakanlığımızda çalışan 300 bin civarındaki personel ile bizden emekli olmuş ve hayatta olan 50 bin kadar personelimizin bilgisayar okur yazarlığını artırmak. Bununla beraber bilgi iletişim teknolojilerini kullanarak tıptaki en son gelişmeleri takip edebilmelerini sağlamak. Temel amacımız bu. Intel ve Microsoft gibi ana sponsorlarımız ve Vakıfbank’ın finansal desteğiyle bu çalışmayı başlattık. 15 Şubat’ta başlayan projenin bitiş tarihi 15 Haziran olarak belirlendi, ama bu süre uzatılabilir.

CW: Peki bu personelin bilgisayar okur yazarlığını artırmak için özel bir eğitim programı düşünülüyor mu?
Nihat Akpınar: Proje dahilindeki her bilgisayarın içerisinde özel olarak hazırlanmış bir kitapçık da bulunuyor. Bu kitapçıkta bilgisayar içerisinde gelen programların kullanımından ziyade bilgisayarın, İnternet’in ve tabii teknolojinin faydaları ve bu faydaları nasıl değerlendirebilecekleri anlatılıyor. Bunun dışında Microsoft’un ayrı bir eğitim sitesi de bulunuyor. Proje kapsamında bilgisayar alan personelimiz buralardan faydalanabilecek.

CW: Intel, bu projenin hangi aşamalarında rol alıyor?
Dr. Cenk Tezcan: Intel, hem tasarım, hem tanıtım hem de pazarlama aşamasında Microsoft ile birlikte bu işin içinde. Dünya genelinde sağlık sektörüne yönelik önemli çalışmalarımız bulunuyor. Ar-ge’nin belirli bir bölümü sağlık alanına ayrılıyor.

Her geçen gün hastanelerde ve sağlıkta bilgisayar kullanımının artması gerekiyor. Maliyetleri azaltmak, hizmet kalitesini, hasta güvenliğini artırmak, tıbbi hataları azaltmak ve sağlığa erişimi güçlendirmek istiyoruz. Bunların hepsi bilgisayara bağlı işler. Bunları yapabilmek için personelin bilgisayarı sevmesi gerekiyor. Kampanyanın amacı bu. Personele bilgisayar edindirmek, bilgi seviyelerini ve kullanımlarını artırmak.

Şu an Türkiye’de senede 2-2,5 milyon bilgisayar satılıyor. Bunların 1,5 milyonu kurumsal, kalanı bireysel kullanım amaçlı diyelim. Emin olun 2,5 milyon bilgisayar arasında efektiflik oranı yüzde 10’u geçmez. Bu oran aslında büyük bir verimlilik kaybı yaşadığımızı gösteriyor. Oranı yüzde 30’a getirebilirsek büyük bir başarı elde ederiz.

CW: Bu kampanya fikri kimden çıktı ve konfigürasyonlar nasıl belirlendi?
Cenk Tezcan: Herkes bize şunu soruyor. Bu tür kampanyalar bir önceki yılın elde kalan stoklarını azaltma amaçlı yapılır. Sizin niyetiniz de bu mu? Biz, konfigürasyonu belirlerken en son teknolojiyi kullanan, içerisinde Office 2007 paketi de bulunan sistemler belirledik. Fikir ilk olarak geçtiğimiz Mayıs ayında ortaya çıktı. Ne yapabiliriz diye konuşurken Sağlık Bakanımız ortaya attı fikri. En iyisini yapalım, bizim personelimiz ayrıcalıklıdır. Basit bir şey olmasın, ucuzu hedeflemeyin; mümkün olan en yüksek konfigürasyonu uygun fiyatla verin dedi. Öyle başladık hazırlıklara...

Hem bakanlık hem de Vakıfbank satıcı firmalar arasında bir yerli bir de yabancı firma olmasını istedi. Biz de ona göre davrandık. Vakıfbank’ın bu projede yer almasının sebebi kamuda belirli bir ağırlığı olmasından ziyade en uygun faiz oranıyla finansal destek sunmasıydı.

1.90’larda gezinen kredi kartı faizini diğer bankalar 1.80 civarına çekmekle yetinirken 1.25 gibi inanılmaz bir orana indi.

CW: Bir doktor ve aynı zamanda bilişimci gözüyle bakarsanız Sağlık Bakanlığı’nın bu projeleri ne tür avantajlar getirecek?
Cenk Tezcan: Hastanelere 100 kişi geliyorsa bunun 80’i, 90’ı ilaç yazdırmaya, rapor almaya gelen hastalar. Durum böyle olunca gerçekten ihtiyacı olan hastalara yeterli vakti ayıramıyorsunuz. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi her şeyden önce bu yoğunluğu önemli ölçüde azaltacak. Teletıp bir diğer önemli çalışma. Bu projede İnternet bağlantısı ve webcam yeterli. Teknisyen ya da hemşire EKG vb. belgeleri doktora elektronik ortamda gönderebilecek.

Teletıp’ın bir diğer faydası ise şu: Hastaneye düzenli gitmek zorunda olan kronik hastalar bugün önemli bir yoğunluk oluşturuyor. Bu hastaları evlerinden kontrol edebilir hale gelirsek –ki dünyadaki trend bu- ciddi bir tasarruf yapabileceğiz. Düzenli olarak tansiyonunuzu kontrol ettiğinizi düşünün. Bluetooth destekli dijital bir tansiyon aleti ölçtüğünüz değerleri bu teknoloji aracılığıyla bilgisayarınıza, bilgisayarınızdan da İnternet bağlantısı sayesinde doktorunuza gönderebilirsiniz.

Doktorunuz gönderdiğiniz verileri inceliyor ve gerekirse webcam sayesinde görüntülü olarak sizinle görüşebiliyor. Sonrasında size e-reçete –bu da Bakanlığın projelerinden biri- gönderiyor ya da yanına davet ediyor. Bu tür kontrol gereken kronik bir hastanın evinden hastaneye giderken verdiği dolmuş, otobüs parasını, yolda geçen zamanını düşünün. Bunların hiçbirine gerek kalmıyor. Bu ufak görünen maliyeti Türkiye genelindeki kronik hastaların sayısıyla çarpın. İnanılmaz büyük bir rakamla karşılaşacaksınız. Eğer bunu yaygınlaştırabilirsek maliyetlerimiz önümüzdeki beş senede belki yüzde 20, belki yüzde 25 azalabilir...

Türkiye İstatistik Kurumu’nda sağlıkla ilgili maalesef çok az veri var. Ancak bu veriler düzgün bir şekilde analiz edilemiyor. E-Sağlık projesinin en önemli katkılarından biri bu verilerin analiz edilebilir hâle gelecek olması.

CW: Kamunun e-dönüşüm projeleri arasında herkese akıllı vatandaşlık kartları dağıtılması da var. Bu kartların Ulusal Sağlık Bilgi Sistemine entegrasyonu ve getireceği faydalar neler olacak?
Nihat Akpınar: Bu proje ilk olarak Tübitak ile SSK arasında başlamıştı. Daha sonra Sağlık Bakanlığı olarak biz, Devlet Planlama Teşkilatı, Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı projedeki yerini aldı. Burada asıl amaç kimlik doğrulama gibi görünse de bu kartlara birincil sağlık bilgileri diyebileceğimiz kan grubu, varsa alerjisi, hipertansiyonu olup olmadığı gibi bilgiler yüklenecek. Bu da kritik bilgilere acil durumlarda kolayca ulaşılabilmesi anlamına geliyor.

Projeyi Üretenin Gözünden
Sentim Bilişim, başta Sağlık Bakanlığı projeleri olmak üzere kamuda pek çok e-dönüşüm projesinde yer almış bir şirket. Bu kapsamda, Sentim Bilişim Anadolu Kamu Genel Müdürü Yavuz Bacacı’dan Sağlık Bakanlığı için hazırladıkları projeleri değerlendirmesini istedik.

CW: Sentim’in bugüne kadar Sağlık
Bakanlığı için ya da e-Sağlık alanında ürettiği projeler neler?

Yavuz Bacacı: Türkiye’nin büyük entegratör firmalarından biri olarak sağlık alanında çok çeşitli projelerimiz uygulamaya geçti. Alt yapı projelerinden hastane yönetim sistemlerine kadar büyük bir yelpazenin altında farklı projelere imza attık. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi e-sağlık alanında sadece firmamızın ilk uygulaması değil, aynı zamanda Türkiye’deki ilk uygulama. Bahsettiğim üzere Hastane Yönetimi Bilgi Sistemleri konusunda da aktif olarak rol almaktayız. Octomed ismini verdiğimiz Hastane Bilgi Yönetimi Sistemi projemiz; Türkiye’nin 800 yatak ve üstü hastanelerinde hizmet veren sayılı projelerinden biri.

Yönetim Bilgi Sistemi özellikleri taşıması yanında içerdiği fonksiyon ve istatistik özellikleri ile Üst Yönetimler için vazgeçilmez bir Karar Destek Sistemi yapısı içermektedir. Octomed, web tabanlı teknolojisi ile e-Sağlık alanında uyum için gerekli tüm altyapıyı barındırmaktadır. Toplam 34 farklı modülün entegrasyonu ile oluşan otomasyon; Doküman - Arşiv Yönetim Sistemi ve Toplam Kalite Yönetim Sistemi modülleri ile tamamlanmaktadır.

CW: Bu projelerin büyüklüğü ve
tamamlananlar için uygulanma süreci nedir?

Yavuz Bacacı: Aile Hekimliği Bilgi Sistemi tüm Türkiye’de 20 bin aile hekimine yönelik olarak hazırlandı. Proje Mayıs 2005’te başladı. 2007 yılı sonunda 22 ilde uygulanacak olan sistem 2008 yılında tüm illere yaygınlaştırılacak. Octomed Hastane Bilgi Yönetimi Sistemi ise yaklaşık 3 yıllık bir geliştirme sürecinin ardından tamamlandı. Octomed; kullanıcı sayısı ve hastanenin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak genişleyebilmekte veya küçülebilmekte. Hastanelere uygulama süresi ise 1-3 ay arası değişkenlik göstermekte.

CW: Aile Hekimliği Bilgi Sistemi projesinde Sentim’in rolü nedir, projenin tamamında mı yoksa belirli safhalarında mı yer aldı?
Yavuz Bacacı: Sentim, 2004 yılında projenin başlangıç aşamasından itibaren projenin tamamında aktif olarak rol aldı. Projede aile hekiminin hasta, muayene, izleme, reçete, tetkik, sevk, rapor, müdahale bilgilerini gireceği masaüstü ve web tabanlı uygulamalar dışında, ayrıca il sağlık müdürlükleri tarafından kullanılacak yönetim uygulaması, hastanelerle entegrasyonu sağlayan randevu uygulaması, laboratuarlarla entegrasyonu sağlayan laboratuar uygulaması, ayrıca toplanan verilerin analiz edilerek geleceğe yönelik sağlıklı stratejiler oluşturmak için OLAP ve harita tabanlı bir karar destek sistemi de geliştirdik.

Kurulumu ve kullanımı oldukça basit olarak hazırlanmış olan masaüstü uygulaması akıllı istemci mimaride geliştirildiğinden, hekime İnternet’e bağlı olmadan da çalışma imkanı sağlıyor. Hekim, İnternet bağlantısı kurduğunda verileri merkeze gönderiliyor. Gerek veriler tutulurken gerekse uygulama geliştiriminde hastaların gizli bilgileri için güvenliğe çok büyük önem verildi.

Ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak geliştirilen uygulamalarda mesajlaşma standardı olarak HL-7 V3, tanı kodları olarak ICD-10, ilaç kodları olarak ATC kodları, tetkik kodları olarak BUT kodları kullanılıyor. Projede yazılım altyapısı dışında hekimlerimize yardım masası ve yerinde teknik destek hizmetleri de sağlanıyor.



Konunun etiketleri: İnternet Uygulamaları, E-devlet

Yazıdaki şirketler: Microsoft, Intel


Henüz yorum yapılmamış.
Siz de yorumlayın:
İsminiz:
Yorumunuz:

CeBIT BİLİŞİM EURASIA'08


WHITE PAPER
RFID Nedir?

(Kaynak: Koçnet) RFID sayesinde etiketleme teknolojilerinde büyük bir devrim gerçekleşiyor. Yalnızca perakende sektörü değil, hemen hemen tüm sektörler RFID'den fayda sağlıyor. RFID hakkında bilmek istediğiniz herşey bu dosyada.

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN
Röportaj Bölümündeki En'ler

CW ONLINE GALERİ

Nokia 5800 XpressMusic
COMPUTERWORLD FORUM
PC WORLD GÜNDEMİ
En ucuz Blu-ray oynatıcı Samsung'dan
Samsung'dan Blu-ray oynatıcı piyasasını alt üst edecek fiyat.
100 GB Blu-ray disk 10 dakikada dolacak
Blu-ray teknolojisi gittikçe gelişmeye tam gaz devam ediyor.
IBM'den Facebook'a rakip
IBM'in yeni Bluehouse servisi, iş amaçlı bir Facebook benzeri. Hedef kitle farklı tabii.
Google'ın 4.4 trilyon dolarlık projesi
Fosil yakıtlarının tükenme noktasına gelinmesiyle dev firmalar enerji planları yapmaya başladı.
Nintendo'dan yeni Wii ufukta göründü
Şimdiki konsol piyasasının lideri geleceğe de hakim olmak için kolları sıvadı.

(c) 2008 DÜNYA AKTÜEL A.Ş. / IDG
Computerworld Online'ın Türkiye yayın hakları Dünya Aktüel A.Ş.'ye aittir. Computerworld, bir International Data Group, Inc (IDG) yayınıdır. Merkezi Boston'da bulunan IDG, bilgi teknolojisi konusunda dünyada en geniş kitleye ulaşan kuruluştur. BT sahasında dünyanın en önce gelen yayıncılık, araştırma, konferans ve fuarcılık şirketi olan IDG, 80 ülkede 300 bilgisayar gazetesi ve dergisinin yayıncısıdır.

Sitelerimiz: pcworld.com.tr | computerworld.com.tr | dunya.com | dunyastore.com          IDG Siteleri: pcworld.com | pcwelt.de | computerworld.com | computerwoche.de