Sanal Kalabalıklar Nereye Kaçıyor?
19 Haziran 2008
Web 2.0 daha uzun bir süre cazibe merkezi olmaya devam edecektir. Sonrası mı?
İnternet trendleri hızla değişiyor. Gazete, kitap, dergi okumaya alışık olan şimdinin orta yaşlıları, tercihlerini yine bol bol okuyabilecekleri sitelerden seçerken, zaten internet ile büyümüş olan yeni nesil sosyal ağları ve video içeriği tercih ediyor. Trafikteki bu değişiklik, firmaların farklı projeler geliştirmesini zorunlu kılıyor. Eğer ürünleriniz bu kitleyi hedefliyorsa, Facebook, YouTube, Second Life gibi sitelere daha yakın durmak zorundasınız.
Bol içeriğin başarının olmazsa olmaz temeli olduğu yılları geride bıraktık. Özgün ve başarılı içerik gerek şartlardan biri olmayı sürdürüyor ancak temelde kullanıcılar, sıkça ziyaret ettikleri sitelerden bir servis almak ve kendi seslerini de duyurmak istiyorlar. Bunun adını hepimiz biliyoruz: Web 2.0
Web 2.0 siteleri son iki yıldır ciddi bir patlama yaptı. Daha öncenin kralları olan portallar hızlı bir şekilde çökerken, blogger, wordpress veya MySpace gibi insanların kendi seslerini duyurabildikleri alanlar trafiği kendilerine çekmeye başladı. Dahası Wikipedia, SourceForce gibi ortak çalışmalar ile oluşturulan merkezler hem amatör hem de profesyoneller tarafından tercih edilmeye başlandı. Kimi firmalar bu fırsatı iyi değerlendiriyorlar.
Türkiye’de öncelikle finans sektöründe başlayan online pazarlama faaliyetleri şimdilerde gittikçe yayılıyor. Bir yıl içerisinde 2 milyona yakın Türk kullanıcıya kavuşan Facebook bu tarz çalışmaların gözdesi. Geliştirilen Facebook uygulamalarından firmalar gayet olumlu geri dönüşler alıyor. Kullanıcılar birkaç puan kazanmak, bir ödüle kavuşmak için hazırlanan uygulamaları hızlı birbirleri arasında paylaşıyorlar. Bu da firmalar için ucuz ve etkisi güçlü bir pazarlama yöntemi demek. En azından ısrarla gönderilen vampir ve kurt adam davetiyelerinden daha başarılı bir çalışma.
YouTube açısından da durum pek farklı değil. Geçtiğimiz günlerde ülkemizde yasaklanan YouTube firmalar için hem ucuz hem de başarılı bir reklam alanına dönüşebiliyor. Örneğin Türk sinema filmlerine ait fragmanların izlenme sayılarına bakacak olursanız, tabloyu daha net anlayacaksınız. YouTube kapalı kaldığı 4 gün boyunca yerli bir video paylaşım sitesinin trafiğinde ciddi bir artış oldu. Türk kullanıcısı akıcı video izlemeyi sevdi ve bu trend artarak devam edecek.
Bu gelişmeler gösteriyor ki standart Web (artık ona Web 1.0 diyoruz) mantığı çökmüştür. Web 2.0 daha uzun bir süre cazibe merkezi olmaya devam edecektir. Sonrası mı? Web 3.0, yani yapay zekaya sahip makinalar tarafından kontrol edilen, ne dediğinizi anlayıp size yanıt verebilen semantik siteler. Ancak onlara biraz daha zaman var.
Web 2.0 daha uzun bir süre cazibe merkezi olmaya devam edecektir. Sonrası mı?
İnternet trendleri hızla değişiyor. Gazete, kitap, dergi okumaya alışık olan şimdinin orta yaşlıları, tercihlerini yine bol bol okuyabilecekleri sitelerden seçerken, zaten internet ile büyümüş olan yeni nesil sosyal ağları ve video içeriği tercih ediyor. Trafikteki bu değişiklik, firmaların farklı projeler geliştirmesini zorunlu kılıyor. Eğer ürünleriniz bu kitleyi hedefliyorsa, Facebook, YouTube, Second Life gibi sitelere daha yakın durmak zorundasınız.
Bol içeriğin başarının olmazsa olmaz temeli olduğu yılları geride bıraktık. Özgün ve başarılı içerik gerek şartlardan biri olmayı sürdürüyor ancak temelde kullanıcılar, sıkça ziyaret ettikleri sitelerden bir servis almak ve kendi seslerini de duyurmak istiyorlar. Bunun adını hepimiz biliyoruz: Web 2.0
Web 2.0 siteleri son iki yıldır ciddi bir patlama yaptı. Daha öncenin kralları olan portallar hızlı bir şekilde çökerken, blogger, wordpress veya MySpace gibi insanların kendi seslerini duyurabildikleri alanlar trafiği kendilerine çekmeye başladı. Dahası Wikipedia, SourceForce gibi ortak çalışmalar ile oluşturulan merkezler hem amatör hem de profesyoneller tarafından tercih edilmeye başlandı. Kimi firmalar bu fırsatı iyi değerlendiriyorlar.
Türkiye’de öncelikle finans sektöründe başlayan online pazarlama faaliyetleri şimdilerde gittikçe yayılıyor. Bir yıl içerisinde 2 milyona yakın Türk kullanıcıya kavuşan Facebook bu tarz çalışmaların gözdesi. Geliştirilen Facebook uygulamalarından firmalar gayet olumlu geri dönüşler alıyor. Kullanıcılar birkaç puan kazanmak, bir ödüle kavuşmak için hazırlanan uygulamaları hızlı birbirleri arasında paylaşıyorlar. Bu da firmalar için ucuz ve etkisi güçlü bir pazarlama yöntemi demek. En azından ısrarla gönderilen vampir ve kurt adam davetiyelerinden daha başarılı bir çalışma.
YouTube açısından da durum pek farklı değil. Geçtiğimiz günlerde ülkemizde yasaklanan YouTube firmalar için hem ucuz hem de başarılı bir reklam alanına dönüşebiliyor. Örneğin Türk sinema filmlerine ait fragmanların izlenme sayılarına bakacak olursanız, tabloyu daha net anlayacaksınız. YouTube kapalı kaldığı 4 gün boyunca yerli bir video paylaşım sitesinin trafiğinde ciddi bir artış oldu. Türk kullanıcısı akıcı video izlemeyi sevdi ve bu trend artarak devam edecek.
Bu gelişmeler gösteriyor ki standart Web (artık ona Web 1.0 diyoruz) mantığı çökmüştür. Web 2.0 daha uzun bir süre cazibe merkezi olmaya devam edecektir. Sonrası mı? Web 3.0, yani yapay zekaya sahip makinalar tarafından kontrol edilen, ne dediğinizi anlayıp size yanıt verebilen semantik siteler. Ancak onlara biraz daha zaman var.
Henüz yorum yapılmamış.



