Sanallaştırmada yeni yaklaşımlar
Zeki CIO’lar, sanallaştırmanın yalnızca veri merkezlerinin küçültme anlamına gelmediğini biliyorlar.
Computerworld Türkiye, 05 Mayıs 2008 / 17:49
Tom Sanzone’un tiyatro oyunu falan sahnelemiyor. Credit Suisse’in CIO’su kılı kırk yaran, titiz, pratik bir kişi ve New York aksanının kısmen ortaya çıkardığı bir etkinin aksine toleranslı gibi gözükmüyor, neredeyse tamamen kazınmış bir kafa ve kendinden emin bir duruşu var.
Fakat ona sanallaştırmanın Credit Suisse’e neler kazandırmaya yardımcı olduğunu sorarsanız dramatik bir cevap alırsınız: Olağanüstü sonuçlar. O sadece veri merkezi birleştirmeden elde ettiği tasarruflardan bahsetmiyor (bu ilk dalga sanallaştırma projelerinin tümünün ilgilendiği şeydi). Sanzone ve diğer önde gelen CIO’lar sanallaştırmayı bir sonraki aşamaya taşıyor. Onu CEO’ların her zaman arzu ettiği daha hızlı, esnek iş ortakları haline gelmek için kullanıyorlar.”
Bir örnek: Sanallaştırma, Sanzone’un IT grubunun, firmanın uygulamaya-aç iş birimlerine bilgi işlem gücü dağıtımını radikal bir biçimde değiştirdi.
Eski, her bir iş birimi için bir sunucu kutusunun tahsis edildiği süreç (satın alma, tedarik ve donanımların ayarlanması dahil) haftalar, hatta aylar alıyor. Şimdi ise Sanzone, sayısı sürekli artan sanal sunucularla, “tek bir günde yapılabiliyor.” diye konuşuyor. “Ve biz daha da hızlı hareket etmek istiyoruz.”
Bu, onun iş ortaklarının gayet net bir biçimde anladığı bir fayda. “Bu türden bir teknolojinin etkisini ve bunun işletme için anlamını görebiliyorlar,” diye açıklıyor. Ne gibi? “Rekabet avantajı ve gelir artışı sağlamaya ihtiyaç duydukları ürünlerin daha kısa bir sürede pazarlanması gibi.” Şöyle devam ediyor, sanallaştırma “harika bir kombinasyon: Daha ucuz ve çok daha fazla yetenek sunuyor.”
Sonuç; sunucu çiftliklerinde tasarruftan ortaya çıkan ve Credit Suisse’in dört çekirdekli iş birimlerine yayılan sanallaştırma, 67 milyar dolarlık finansal hizmetler firmasının geleceğinin merkezi bir parçası haline geldi.
IDC’nin kurumsal sistemler grubunda bir araştırma yöneticisi olan Stephen Ellior bu teknolojinin, işletme tarafının beklentileriyle (geçenlerde yapılan bir Forrester anketi CEO’ların yüzde 28’inin CIO’larının proaktif iş liderleri olduklarını düşündüklerini ortaya çıkardı) mücadele eden CIO’lar için hayati olabileceğini söylüyor. “Sanallaştırma, işle ortaklıktan daha fazlasını çıkarma imkanı sunuyor çünkü daha çevik bir altyapı ortaya koyabilir ve iş ihtiyaçlarını daha hızlı bir biçimde karşılayabilirsiniz,” diyor Elliot.
CIO ve analistler, IT departmanlarının basit “veri merkezi birleştirme” düşüncesinin ötesine gitmeleri gerektiğinde hemfikirler. Sanallaştırma, ekipman ve bilgi işlem kaynaklarının çok daha hızlı tedarikini, daha iyi chargeback sistemlerini ve daha güçlü felaket kurtarma yeteneklerini mümkün kılabilir. Bunların tamamı bir araya gelerek daha az problem ve çözüme daha yakın olan esnek bir altyapıyı oluşturuyor. “Bu bir CIO’nun taktik davranıştan stratejik davranışa geçtiği zamandır, “diye konuşuyor Elliot.
Öncelikle Çok Tasarruf Edeceksiniz
Sanzone gibi, birçok CIO da sanallaştırmanın maliyet-düşürücü bir araçtan çok daha fazlası olduğunun farkına vardı. Fakat hemen tüm CIO’ların sanallaştırılmış ortamlara olan yolculuğu bir veri merkezi birleştirme projesiyle başlayacak; ve tabi iş tarafında hoş bir başlangıç noktası sağlayan büyük tasarruflarla.
VMware gibi (Fortune 1000 pazarının yaklaşık yüzde 80’ini elinde tutuyor) sanallaştırma teknolojisi firmaları fiziksel sunucu kutularıyla işletim sistemleri ve bunların üzerinde çalışan yazılımlar arasında bir “soyutlama katmanı” olarak davranıyor. Bu da tek bir fiziksel sunucu üzerinde 30’a kadar sanal sunucunun konuşlandırılabileceği anlamına geliyor; tabi rakam çoğunlukla veri merkezinden veri merkezine oldukça değişebiliyor (örneğin bir firmanın uygulamalarının kaynaklara ne kadar aç olduğuna bağlı olarak). CIO’lar daha sonra, çok sayıda sunucu ihtiyacını azaltan ve sunucularda çok daha iyi CPU kullanım oranlarına (tipik olarak yüzde 5 ila yüzde 15 arasında çalışıyor) imkan tanıyan sanal bir bilgi işlem havuzu oluşturabilirler.
Credit Suisse’den Sanzone firma sunucularından 2,500’den fazlasını (toplamda 20,000’den fazla) bu yıl sonu itibariyle kaldıracak. Geliştirme ortamında, sunucuların birleştirilmesi için 20’ye 1 gibi bir oranı gerçekleştirebildi. Bu 20 adet fiziksel sunucuyu tek bir yeni sunucu üzerinde birleştirdiği anlamına geliyor. O aynı zamanda o sunuculardaki kullanım oranlarını yüzde 7’lerden yüzde 40’lara çıkardı.
Sırasıyla bakım, donanım ürünleri, ağ, migrasyon, emlak, veri merkezi enerjisi ve soğutma maliyetlerindeki indirimlerle milyonlarca dolar tasarruf edeceklerini umuyor. Credit Suisse de yıl sonu itibariyle veri merkezindeki enerji tüketimini 1 megawatt’a düşürme yolunda; hepsi sanallaştırma sayesinde. Abardeen Group’un gerçekleştirdiği sanallaştırma araştırması, “sınıfının en iyisi” firmaların yüzde 83’ünün sunucu kullanım oranlarını artırdığını, yüzde 57’sinin ürün maliyetlerini düşürdüğünü ve yüzde 52’sinin de çalışan giderlerini azalttığını gösteriyor.
Illinois’deki Kane County’nin CTO’su olan David Siles, sanallaştırmaya başladığı 2005’ten bu yana önemli oranda tasarruf ettiklerini ifade ediyor. Bu tasarruflar, 30’a 1 oranında bir kullanım oranında, 110 adet sunucu ve lisans ücretlerinin (100.000 dolardan fazla) atılmasından; kaçındığı sunucu yenileme maliyetlerinden (370.000 dolar); enerji ve HVAC tasarruflarından (yaklaşık 300.000 dolar) geliyor. Siles sanallaştırmanın Kane County altyapısının sadece stratejik bir bileşeni haline gelmediğini, aynı zamanda onunla “aynı hizmet seviyesini daha az parayla” sağlayabildiklerini ifade ediyor.
Esasında, eğer CIO’lar sunucu popülasyonlarının en azından bir bölümünü şimdiden sanallaştırmamışlarsa eğrinin çok gerisinde kalmışlar demektir. Arch Coal’un CIO’su Michael Abbene, 2006 yılında sanallaştırma ürünlerini incelemeye başladığında, “onu uygulayan insanların fikirlerini almaya çalıştım,” diye anımsıyor. “Sonra herkesin uyguladığı ortaya çıktı.”
IDC’ye göre 1.000 ya da daha fazla çalışana sahip firmaların yüzde 75’inden fazlası halihazırda sanallaştırmayı kullanıyor. Ve Aberdeen Group’un sanallaştırma üzerine gerçekleştirdiği ankete katılanların yarısında fazlası onu kendi üretim ortamlarında (günlük kullanıcı uygulamaları anlamına geliyor) kullanıyordu; “son kullanıcıların güvendiği teknolojinin kritik öneme sahip sistemler için yeterince olgunlaştığının açık bir işareti.”
Veri merkezi birleştirme, sanallaştırmanın potansiyelini açığa çıkartmaya doğru kritik bir adım, çünkü o işletmelere IT’nin çok daha yüksek maliyet etkin (sunucu maliyetlerini keserek ve pahalı enerjinin, soğutmanın ve emlak harcamalarının üstesinden gelerek) çalışabileceğini gösteriyor. IDC, günümüzde işletmelerin sunucu harcamalarındaki her 1 dolar için sunuculara enerji sağlamak ve soğutmak üzere 50 cent harcadığını belirtiyor (bu rakam 2010 yılı itibariyle 70 cent’e çıkacak). Ve yeni veri merkezi maliyetleri 0.01 mÇ başına 1.000 dolar maliyete sahip. Abbene, birleştirmenin, ona 400.000 dolara mal olabilecek önemli bir veri merkezi terfisini erteleyebilmesini sağladığını söylüyor.
Abbene’e göre fiziksel sunuculara çok fazla VM’le (sanal makine) yüklenmediğiniz takdirde uygulama kullanılabilirliğinde herhangi bir düşüş yaşamayacaksınız. Ve uygulamalar iyi bir biçimde çalıştığı sürece, “hangi kutu üzerinde çalıştıklarını bilmelerine lüzum yok.” Geçtiğimiz üç senede 2.5 milyar dolarlık firmadaki ciddi büyümeye rağmen, Abbene toplam bütçesini yıllık yüzde 10 ila 15 düşürdü; bu, çoğunlukla sunucu sanallaştırma çabaları sayesinde gerçekleşti.
Aslında Abbene, firmasında birçok iş adamının sanallaştırma konseptine düşkün hale geldiğini söylüyor. “Onlar, ‘ben sanal bir sunucu istiyorum’ diyecekler”.
İşletmelerin Bilmesi Gerekmeyen Şeyler
Sunucu birleştirmenin getirdiği ilk kazanım ve konseptin kendini ispatlamış olması bizi daha fazla sanallaştırma sohbetlerine götürüyor, diye konuşuyor CIO ve analistler. CIO’lar, bu ikinci round tartışmalarda sanallaştırmanın şu konular üzerinde nasıl fayda sağlayabileceği değerlendirebilir: İş kollarına (LOB) bilgi işlem gücü tedarikinde daha büyük esneklik ve hız sağlama, boştaki CPU’ların daha iyi kullanılması, iş sürekliliğinin ve felaket kurtarma operasyonlarının hızlandırılması, uygulama ve sistem kullanılabilirliğinin artırılması.
Fakat uzmanlar ve pratisyenler, bunu yavaş yavaş yapmanız ve basit tutmanız gerektiğini belirtiyor. Çünkü IT içerisinde çalışan birçok kişi dahi halen sanallaştırmanın tüm karmaşık terminolojisini anlamakta güçlük çekiyor; hypervisor ve CPU’lar hakkında tartışmaya başladığınızda CFO’larınızın ya da pazarlama müdürlerinizin nasıl hissedeceklerini hayal edin.
“Bunların hepsinin ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikirleri yok,” diyor 14 milyar dolarlık varlığa sahip olan Chevy Chase Bank’in IS başkan yardımcısı Matt Wilson. “Sunucuları iyi çalıştığı sürece söyleyecekleri bir şey yok.” Wilson geçmişte Windows tabanlı sunucularını sanal makinelere taşıdığında, “bu işletmeye tanıttığımız gibi bir şey değil,” diye konuşuyor.
IDC’den Elliot, sunucularını tamamen sanallaştırdıklarını gizleyen bazı CIO’larla görüştüğünü söyledi. “Onlar kimseyi teknoloji jargonuyla korkutmak istemiyor,” diyor Elliot. LOB’larını sanallaştırmayla elde ettikleri tasarruflar hakkında bilgilendirmeyen bu CIO’ların gerçekte sanallaştırmayla elde ettikleri tasarruflar sayesinde bu servisler üzerinde “kâr elde edebildikleri” akla yatkın, diye konuşuyor. “Tabi bununla devam edebilirseniz,” diye uyarıyor Elliot.
Bu gizliliğin nedenlerinden biri, bazı LOB şeflerinin sunucularıyla evlenmiş olması gerçeğine dayanıyor. Bu yöneticiler “sunucu aşıkları”dır ve kutuları için fazlasıyla savunmacı olabilirler. Ancak işte bu sunucu aşıkları ve onların uygulamaları için talep ettikleri yüklü bilgi işlem gücü, CIO’ların veri merkezlerindeki sunucu artışının temel nedenlerinden biri.
Arch Coal’da Abbene sıcaklığı hissediyordu. “Tam da boğulmak üzereydik; bir uygulama, bir sunucu, bir uygulama, bir sunucu ...,” diye anımsıyor.
Sanallaştırma sohbetlerini hep basit tutmaya çalışmış. “Yönetime sanallaştırmayı bir konsept olarak açıklarken, ‘30 bilgisayarı alıyorsunuz ve bunları tek bir bilgisayar üzerinde çalıştırıyorsunuz’ gibi basit yaklaştım” diye konuşuyor. Onların tepkileri, “oh, tamam.” oldu.
Sanzone ve Abbene’in örneklerinin ispatlamış olduğu gibi, CIO’ların sanallaştırmanın teknolojik spesifikasyonları içine derinlemesine girmesi gerekmiyor. İşadamları sunucularının daha hızlı (haftalar ya da aylar, saatlere ya da tek bir güne iniyor) çalışır hale geleceğini kolaylıkla anlayabilir.
Sigorta-bağlantılı IT ürünleri yapan AIG Technologies, VMware tabanlı sanallaştırmayı kullanarak tedarik süresini yüzde 50 oranında düşürmüş; altı saatten (halihazırda fiziksel bir sunucu varken) sadece üç saate.
Yeni bir sunucunun tedariki altı ila sekiz hafta sürerken, Sanzone gibi CIO’lar şu anda işletmenin yeni sunucu gücü taleplerine “Yarın uygun mu” gibi cevaplar verebiliyor.
Kurtarma Planlarını Yeniden Yazmak
Hiç şüphesiz, sanallaştırma Sanzone ve Abbene gibi CIO’ların işletmelere daha hızlı cevap vermesine yardımcı oluyor. Milenyumun değişmesinden beri organizasyonlar daha iyi ve daha verimli iş sürekliliği ve felaket kurtarma sistemleri gereksinimlerinin daha fazla farkında. 9/11 ve Katrina kasırgası gibi daha güncel olaylarla birlikte yeni veri kontrolü pratikleri hakkındaki hükümet düzenlemeleri, bu ihtiyacı yalnızca takviye etti. Sanallaştırma insan kaynaklı ya da doğal felaketler esnasında iş operasyonlarının ve uygulamaların hızlı bir biçimde yeniden başlatılmasında, IT hizmet kesintilerinin (hem planlanmış hem de planlanmamış sistem bakımları) asgari düzeyde tutulmasında daha fazla CIO için değerli bir araç halini aldı.
Felaket kurtarma ve yedekleme operasyonları dikkatlerin çoğunu topladı. Çünkü CIO’ların işletmelere sunabildiği zaman ve maliyet tasarrufları neredeyse bir su baskını veyahut yangın kadar dramatik olabilir.
Sanallaştırma teknolojisi temel olarak sunucuların içeriklerini bir dizi dosyaya indiriyor (buna dosya sarma – file encapsulation deniyor). Bu da geleneksel metotlara nazaran tüm içeriklerin kopyalanması ve geri alınmasını çok daha kolaylaştırıyor. Bazı durumlarda CIO’lar kurtarma süresini, kopyala ve yapıştır kadar basit bir işlemle sadece birkaç saate indirebiliyor.
Chevy Chase Bank’ten Wilson şu anda çok sayıda yedekleme teyplerinin yönetilmesini de içeren bir yedekleme prosesinden geçiş yapıyor. Kendisi, yeni sanal sistemin Windows sunucu başına düşen 20 saatlik kurtarma sürecini, sanal blade sunucularının her biri için 15 dakikaya indirdiğini ortaya çıkardı. Wilson, halihazırda geliştirme grubunun 100 adet sunucusunu 14 blade’e birleştirmiş ve sanallaştırmış durumda. Bu fiziksel-sanal sunucu oranı olarak 7-1 oranına denk geliyor. 2007’nin sonu itibariyle 160 üretim sunucusunu iki blade center’a taşımış olacak. Banka için diğer bir önemli avantajın hız olduğunu not ediyor; çünkü bir felaket sonrasında onun grubu sanal bir makineyi fazla sürmeden geri getirebiliyor.
Wilson şu anda felaket kurtarma merkezi olarak üçüncü parti bir firmayı kullanıyor ve onun sanallaştırılmış altyapısı banka operasyonları için stratejik bir öneme sahip. Öncelikle, aylık felaket kurtarma maliyetlerini aşağı çekebilmiş, çünkü donanımlara çiftler halinde sahip olmak zorunda değil; ve tabi bağlantılı maliyetlerle de (felaketi beklerken boş boş duran CPU’ların enerji ve soğutma maliyetleri). Bu küçük bir rakam değil: IDC, dünya çapında şu anda 140 milyar dolarlık bir fazla sunucu kapasitesinin var olduğunu söylüyor.
Bununla birlikte, içeriklerin kopyalanması kolay olduğundan Wilson iki lokasyon arasındaki verilerin senkronize olduğundan emin olmak için çalışana ihtiyaç duymuyor; tabii konfigürasyon değişiklikleri ve güncellemelerin yine iki yerde de yapılması için de aynı durum söz konusu, ki bu konumlardaki donanım farklılıkları yüzünden inanılmaz derede karmaşık olabilir. “Büyük bir zaman kazandırıyor,” diyor. Çabalarının iş tarafına ne gibi değerler kattığı sorulduğunda verdiği cevap basit olduğu kadar önemli: “İş uygulamalarını hızlı bir biçimde kurtarabiliyoruz; bu önemli bir değer.”
Kane County’de iki veri merkezinden biri Illinois’deki Fox nehri’nin bir kenarında, su taşmalarına maruz kalabilecek bir yerde duruyor. Siles, her iki veri merkezinin, Vmware’in VMotion teknolojisi kullanılarak kolay ve hızlı bir biçimde birbirlerine kopyalanabilmesini sağlamış. Bu önemli, çünkü ilçenin acil durum personeli bu kaynakları kullanıyor.
Arch Coal’da Abbene’nin ekibi active directory ve ana işletim sistemlerini içeren sanal sunucular üzerinde kurtarma süresini altı saatten iki saate düşürme imkanı buldu. “Kurtarmayı hızlandırabildik ve site dışındaki kurtarma firmamızla maliyetleri düşürüyoruz çünkü daha az sunucuya ihtiyacımız olduğundan,” diye konuşuyor Abbene.
İş adamları felaket kurtarma sonuçlarının bazılarını gördükten sonra, hep birlikte “wow” diyerek tepki verdiler, diyor. “Onlar; ‘Bu şimdiye kadar yapabildiğimizin en hızlısıydı’ dediler.”
Tasarruflar Nasıl Toplanıyor?
Sanallaştırmanın uç sınırlarında Illinois’deki Kane County yönetiminin CTO’su Davis Siles gibi IT şefleri var. 2005’te başladığı sunucu sanallaştırma, veri birleştirme ve felaket kurtarma başarılarına ek olarak Siles bir masaüstü sanallaştırma projesini de faaliyete geçirmiş. Siles, Vmware’in sanal masaüstü altyapısını ilçeye konuşlandırma projesinde yolun çeyreğini kat etmiş; bu 2,000 PC anlamına geliyor.
Yöneticiler, politikacılar ve şerifler dahil olmak üzere geçişe başlayan kullanıcılar, sanal makineler üzerindeki veri merkezlerinde barındırılan thin-client terminallerini kullanıyor.
Her ne kadar Siles gerçek tasarrufları hesaplamak için henüz değişimin çok başında olduklarını söylese de, kendisi neticede bakım, donanım ve hizmet maliyetlerini azaltabilecek. Çünkü her şey veri merkezi içerisinden kontrol ediliyor. Örneğin her bir terminalin ona olan maliyeti 600 dolar. Ancak O, her bir dört-işlemcili sunucuda 50-60 arası masaüstüne ev sahipliği yapabileceği için her bir terminalin maliyetini yarıya düşürebilmiş. Ve terminallerin, her bir PC için dört yıllık yaşam süresine oranla, sekiz yıllık bir yaşam süresi ortaya koyduğunu da not ediyor.
Bununla birlikte dört masaüstü çalışanın artık sürekli büyümekte olan ilçenin dört bir köşesine hizmet telefonları açmak zorunda değil (çoğu durumda iki saatlik yürütme süresi).
Bu thin client’lar (bilhassa 55 mobil birim) şimdi güvenlik konusunda daha az endişeli. “Birkaç dizüstü bilgisayarımız polis arabalarının içinden çalınmıştı,” diyor Siles. “Şimdi [sanallaştırılmış thin client’larla] nihayetinde sadece bir aptal terminali kaybediyorsunuz.”
Microsoft Sanallaştırma Hakkında Ne Yapıyor?
VMware, sanallaştırma teknolojileri uzayının belirgin lideri olsa da Microsoft birkaç yıldır ikinci sırada pusuda. 451 Group analisti John Abbott’un raporunda belirtildiği gibi, 2005’te Microsoft kendi hypervisor ürününü, Viridian’ı duyurdu. Viridian, Microsoft’un Windows Server 2008’in yanında gelebilir ve VMware için “ciddi bir tehdit” olabilir. Onsekiz ay sonra Abbott işlerin o kadar iyi gözükmediğini yazıyor. “Viridian’ın söz verdikleri public beta’sı 2007’nin birinci değil ikinci yarısına ertelendi. Bazı önemli performans ve ölçeklenebilirlik özellikleri piyasaya çıkış takvimine uymak üzere geride tutulabilir.” Microsoft Viridian’ı Windows Server 2008’in çıkışından itibaren 180 gün içerisinde piyasaya sürme planını açıkladı.
Abbott’un en ağır basan sorusu: Microsoft belirgin bir mücadele ortaya koyacak mı yoksa zaten çok geride mi? Her ne kadar bazı teknik karışıklıklar yer almış olsa da, Abbott eğer Viridian “sıkı bir biçimde yeni nesil Windows’la entegre olursa, firma varsayılan olarak işletmeleri kazanır.” tahmini yürütüyor. Çünkü Microsoft kendi işletim sistemine, uygulamalara (SQL Server ve Exchange) ve haklara sahip, diye konuşuyor. “Sanallaştırmayı bu gibi mevcut sunumlara bir bileşen yapmak rakipleri zorlayabilir,” diye yazıyor.
Bu yazı için görüşülen CIO’lar Microsoft’un planlarıyla ilgilendiklerini ancak bekleyeceklerini ve VMware ürünleri kullanmaya devam edeceklerini belirtiyorlar. Matt Wilson, “Vmware’in ESX server ürünü halihazırda kurumsal-sınıftaki tek ürün.” diye konuşuyor.
Konunun etiketleri: Sanallaştırma
Yazıdaki şirketler: Microsoft, IDC, VMware
Henüz yorum yapılmamış.


