Sıvı soğutmalı veri merkezi mi olur?
Klima kaynaklı elektrik masraflarınız şu an cebinizi yakmıyor olabilir, peki ya ileride?
Computerworld Türkiye, 28 Nisan 2008 / 17:33
Mühendislere kalmış olsa direkt sıvı soğutma beş yıl öncesinden karşımızda olurdu. Su soğutmalı mainframe tasarımı konusunda önemli bir tecrübeye sahip olan, IBM’in eski yöneticilerinden Roger R. Schmidt’in düşüncesi böyle. Schmidt, dağıtık sistemlerin, mainframe’lerin ayak izlerini takip etmesini umuyor.
Bazı veri merkezi yöneticileri problemin tam olarak farkında olmayabilir. Çünkü geçtiğimiz sekiz yılda sunucu performansları 75 kat artmışken gücün watt başına düşen performansı sadece 16 kat arttı.
Hewlett-Packard’a göre durum bundan ibaret. Ayrıca veri merkezleri eskiye göre daha az işlemci kullanmıyor; tam aksine şimdiye kadar görülmemiş oranda daha fazlasına sahipler. Bu arada ekipmanların güç yoğunluğu öyle bir noktaya yükseldi ki, güç ve soğutma sistemleri firması Liebert, müşterilerine 30 kilowatt’ı (kW) aşan, sanat eseri server rack’ler sunuyor.
Bu durum, beraberinde iki problemi getiriyor. İlki, enerji maliyetleri çok hızla yükseliyor. Çoğu veri merkezi yöneticisi şimdi bunun farkında değil, çünkü güç kullanımları ayrıca ölçülmüyor ve zaten bu IT bütçesinin bir parçası değil. Maliyetler yükseldikçe bu değişecek gibi gözüküyor ve IT bölümleri veri merkezlerini bu şartlara göre adapte etmek zorunda kalacak.
İkincisi, kullanılan enerjinin tümü ısıya dönüşüyor. Eğer 30 kW’lik bir rack’in ortaya çıkardığı ısının nasıl bir şey olduğunu bilmek istiyorsanız şunu yapın: Fırınınızı en yüksek kademeye getirin ve kapağını açın. Bu sadece 3.4 kW. Şimdi dokuz tane fırının hep birlikte veri merkezinizdeki tek bir rack içine maksimum kapasiteyle ısı verdiğini ve 75 derecelik dahili ısının veya biraz daha azının kontrolünü düşünün. Liebert’de çevresel uygulama mühendisliği yöneticisi olan Dave Kelly, mevcut hava soğutma teknolojilerinin belki 30 kW civarındaki rack’lerle baş edebileceğini söylüyor. Oysa firmalar 50 kW’lik rack’lerin beş yıl içerisinde kullanıma geçebileceğini haber veriyor.
HP’nin mühendislerinden Christian Belady, veri merkezi yöneticilerinin bu problem hakkında eğitilmesi ve sıvı soğutma kullanan veri merkezleri için standartların oluşturulması konularında aşırı istekli. Belady, “Eğer fazla yoğunluktan uzak durmak ve bu yoğunlukların avantajlarından faydalanmakla ilgili enerji maliyetlerine bakarsanız, verimlilik bakımından büyük hatalar olacaktır” diye konuşuyor.
Ancak, bu ısının veri merkezinden uzaklaştırılması gerekiyor ki sunucu başına düşen veri merkezi altyapı maliyetini yükselten sebeplerden biri de bu. Aslında, sunucu donanımlarının maliyetleri aynı seviyede kalmış ya da biraz aşağı inmişken, Belady, veri merkezi altyapısının bir sunucuyu üç yıldan fazla kullanabilmesi için gereken donanım maliyetinin, 2003’teki donanım maliyetlerini geçtiğini tahmin ediyor. Bu yıl sunucu başına düşen enerji maliyeti (güç ve soğutma) ekipman maliyetini yakaladı. 2008’de bunu geçecek ve toplam sunucu maliyetinin tek büyük bileşeni haline gelecek.
İşte bu noktada sıvı soğutma devreye giriyor. Rack’ler içerisindeki bileşenlere doğrudan soğutucu sıvı veya soğutulmuş su pompalamak, hava kullanımına oranla çok daha verimli bir soğutma sağlıyor ve yakında bir zamanda ihtiyaç halini alacak.
Ne kadar yakında? Kelley, firmasının IT ekipman satıcılarıyla birlikte üzerinde çalıştığı projeler olduğunu söylüyor. Bu projeleri açıklayamıyor, ancak birkaç yıl içerisinde herhangi bir kişinin ürünlerini (sıvı soğutucu içeren) alarak doğrudan işlemci üzerine takabileceğini belirtiyor.
Daha verimli tasarımlar soğutma maliyetlerini önemli oranda düşürebilir -ki bu günümüz için veri merkezlerinin enerji sarfiyatında yarıdan fazla oranda avantaj sağlayabilir. Mevcut altyapı için yapılacak uygulama ve optimizasyonlar hemen tasarruf sağlayabilir. 30 kW’ye yaklaşan rack’lerde kullanıcılar server rack’lerinin üzerine bitişiklerindeki soğuk hava üfleyen sistemleri kullanıyor. Bu noktasal soğutma sistemlerinde kullanılan sıvı soğutucu ya da soğutulmuş su radyatör üzerinden geçirilerek elde edilen soğuk hava ekipmanların üzerine üfleniyor. Bu yöntem klimalara göre daha verimli. Çünkü soğutulan hava daha kısa mesafe kat ediyor. Bu tasarımlarda da, aynı veri merkezini dışarıdan soğutan bilgisayar odası klimalarındaki gibi sıvı soğutucu kullanılıyor, ama soğutulmuş hava doğrudan rack’lere yönlendirilebiliyor. Bu sistemin rack’ler içinde doğrudan sıvı soğutma sağlayacak çözümlere dönüştüğünü hayal etmek zor değil. Radyatör ortadan kalkar ve belki de soğutulmuş su veya başka bir sıvıyı kabul eden bir IBM BladeCenter şasesi onun yerine geçer.
Günümüzde, noktasal soğutma sistemleri tipik olarak, her bir rack’e ulaşması için yukarıdan veya zemin altından geçen bakır borulara ihtiyaç duyuyor. Bu tür bir soğutmaya ihtiyaç duyan rack’lerin sayısı arttıkça veri merkezi yöneticileri potansiyel bir karışıklıkla karşı karşıya kalıyor. Daha kötüsü şu ki, az sayıda standart bulunduğundan, sıvı soğutucu spesifikasyonları ve boru bağlantıları gibi temel şeyler özel kalıyor. Belady yaygın standartlar için çabalıyor. “Eğer beklersek, her şey daha fazla özel kalacak ve bu olduğunda da birlikte işlerlik fırsatını kaybedersiniz.” diyor.
Konunun etiketleri: Veri Merkezi, Sunucular
Yazıdaki şirketler: IBM, HP
Henüz yorum yapılmamış.


