Mayıs 2008'den beri Türkiye'den erişime kapalı olan video paylaşım sitesi YouTube'un yetkilileri Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'dan randevu istemişler.
Bakan Yıldırım bu konuyu soran gazetecilere “Ne işimiz var elalemin sitesinde” diyerek kendi video paylaşım sitemizi kurmamızı önermiş.
Binali Yıldırım’ın bunu espiriyle söylediğini tahmin ediyorum. Çünkü Ulaştırma Bakanı, bu sözleri ciddi olarak sarf edecek kadar interneti bilmiyor değil.
YouTube’un sadece eğlence amaçlı video’lar içermediğini elbetteki Binali Yıldırım da biliyor. YouTube bilimsel buluşları, teknolojik gelişmeleri öğrenmek, üniversitelerde verilen konferanslara ulaşmak için ciddi bir kaynak.
İzlesene.com, timsah.com, vidivodo.com gibi yerli sitelerin veremediği milyonlara içeriğe YouTube sayesinde erişebiliyorduk. Taa ki bir yıl öncesine kadar.
Bakan Yıldırım’ın söylediklerini ciddiye alırsak Türkiye dünyanın teknoloji üssü olabilir.
Ne işimiz var elalemin Facebook’unda. Yerli sosyal ağımızı açalım.
Ne işimiz var elalemin Google’ında. Yerli arama motorumuzu geliştirelim.
Ne işimiz var elalemin Yahoo’sunda. Yerli içerik portalımızı kuralım.
Ne işimiz var elalemin MSN’sinde. Yerli anlık mesajlaşma yazılımımızı devreye alalım.
Ne işimiz var elalemin Twitter’ında. Yerli mikro blogging sitemizi açalım.
Hatta ne işimiz var elalemin laptop’unda. Yerli bilgisayar kullanalım.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım söylediği sözle olaylara bakış açımızı değiştirdi. Artık internet sitelerinde gezerken benim için birinci öncelik yerli olması.
Bu arada, girmeye çalıştığımız elalemin AB’sinin önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan Avrupa Politika Araştırmaları Merkezi –CEPS, Türkiye’de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) gibi düzenleyici kurumların neler yapması gerektiğini anlatan bir rapor yayınlayacak. Burada ilginç sonuçlarla karşılaşabiliriz.
Bu rapor ne zaman yayınlanacak?
Yine Ulaştırma Bakanı’nın deyimiyle, “As soon as possible.” Yani ilk fırsatta..




IT sektöründe en iyi saklanan sırlardan birisi gün yüzüne çıkıyor. ...